8 Ocak 2017 Pazar

Emrivaki Cumhuriyeti

Son zamanlarda insanların gariplikleri üzerine epey kafa yordum sanırım. Başlarda çözmeye fazlaca meyilliydim ama sonra baktım devreler yanmaya başlıyor, en iyisi 'mış gibi' yapayım dedim. Gerçi bu da tavsiye ettiğim bir yöntem değil ama yine de anlık kurtarıcı modunda işe yarıyor. 
'Ahh şimdiki aklım olsaydı..' ile başlayan cümlelerin hepimiz baş kahramanı olduk biliyorum. Ben de yine birgün bu cümleyi kurmaya hazırlanırken(!) telefonuma bir mesaj geldi. Kayseri dışındaki bir arkadaşım buraya geleceğini ve görüşmek istediğini yazmış. Normalde ses çıkarmam böyle şeylere ama belli ki benim de ufak bir yoğunluğum söz konusu. Okul bittiyse, herhangi bir işle meşgul değilseniz ya da bir ilgi alanınızın olmadığı düşünülüyorsa haberiniz olsun evde her daim hazır ol modunda kapıda beklediğinizi düşünen bir hayran kitleniz var demektir. Ha oldu da yoğunluğunuzu dile getirmek gibi bir hataya mı düştünüz, ayıklayın pirincin taşını! Vakti zamanında frekansınızın çok uyumlu olduğunu düşündüğünüz kişilerin bile asla anlamaya çalışmadığını göreceksiniz, bana güvenin. İşte bu arkadaşım da -nedendir bilinmez- görüşmemek adına kendi tabiriyle bahaneler ardında kaldığımı düşünmüş olacak ki ısrar kıyamet aynı şeyleri söylemekten bir gerilimin başrolü oldu ne yazık ki. Halk arasında emrivaki diye nitelendirdiğimiz bu durumdan haberi olmadığına artık tüm kalbimle inanıyorum. Aslına bakarsanız benim hayatımda bu tip karakterler fazlasıyla olmuştur. Burada benim anlayamadığım şey, bir insanın neden emrivaki yapmak gibi bir gereksinimi olduğu. Sonuçta hayat iki kişinin karşılıklı ve sağlıklı iletişimi üzerine işleyen bir döngü. Gelip de 'hayır öyle değil, böyle, böyle, böyle olacak' dersen 'arkadaşım ya sen hayırdır?' diye de cevabını alırsın darılmaca yok. Tabi bu cevabı o an öyle vermek kolay değil. Hatta büyük ihtimalle olayların içersindeyken emrivakilerin amacına ulaşıp ulaşmadığını anlayabilmek de mümkün değil. Zaman geçip de uzaklaşabilmeyi başarmışsanız mukayese edebilmeye başlıyorsunuz. Eğer böyle bir imkanınız varsa mutlaka yapın derim çünkü çevrenizdekiler sanıyorlar ki güç onlarda. Daha doğrusu sesli söylemeseler bile içten içe bir baskı mekanizması kurabildiklerini düşünmek onları en birinci yapıyormuş hissine kapılıyorlar. Bu da zamanında kurmak için uzun uğraşlar verdiğiniz samimiyet duvarlarının bir darbede yerle bir olmasını kaçınılmaz hale getiriyor. 
Herkesin hayattan çıkaracağı dersler farklı olduğu gibi benim de hayat gidişatımda emrivakilerin olmadığı dersler yer alıyor. Kolay kolay bir insan tanımanın, birilerine güvenmenin artık imkansız sayıldığı zamanımızda böyle pürüzlerin hayatımızdan çıkarılmasıyla sağlam ilişkilerin kurulacağına inananlardanım ben. Yanlış anlaşılmasın burada egodan bir kale içinde tek yaşamaktan bahsetmiyorum, sadece konu her ne olursa olsun eğer birşeyler içimizden gelmiyorsa o yükün altında kalmaktansa bazen vazgeçmenin faydasını görmemiz gerekiyor sanırım..
Tepkiler:

0 yorum:

Yorum Gönder