15 Mart 2017 Çarşamba

Neden Sosyoloji ?

Yaklaşık beş yıl önce herkes gibi ben de eğitim hayatına dair kafamda sorularla yaşıyordum. Benim için aslında üniversite demek sıradan birşey olmamalıydı. Belki de yakın çevremin aynı yolda ilerlemesi -bir kabulleniş de denebilir- de beni farklılığa yöneltmiş olabilir. Şimdilerde anlıyorumki öyle bir karmaşa içersinde insanı doğru yönlendirecek kişiler fazlasıyla önem taşıyor. Zaten çoğu insanın hayatında doğru insanları bulamamakla ilgili problemleri olduğunu göz ardı edemeyiz. Ne diyordum ? Evet, doğru insan. Biraz daha açacak olursam, motive eden insan. Ne sıklıkla bulunabilir bilmiyorum ama o yıllarda yaptığım seçimlerin çok şanslı seçimler olduğunu düşünüyorum. Çünkü ben içine girdiğimde mutlu olabileceğim bir ortam hayal ediyordum. İşte bu sebeplere paralel olarak kendi ilgi alanlarıma yönelik bir sınır belirledim. Sosyolojiyle yollarımız çok kitap okumaktan dolayı kesişiyordu. İnsan başta fazlaca tereddüte kapılıyor, nasıl olacak, bunun için yeterli miyim, belki de yapamam gibi sorular sorup duruyor ama gerçekten de isteyince herşeyin üstesinden gelinebiliyormuş, anladım. 

Sosyoloji, bir buz dağının alt kısmının varlığını bilmek ve bunu bilerek yokluğuna dair çıkarımlarda bulunmak gibi. Uzun ve engebeli bir yolda onlarca kişiyle koşarak yarışırken bazen düşüp kalkmak bazen de hemen birinci olmak gibi. Sevmeyen için abartısız ızdırap ! Kesinlikle söylüyorum kafa yormayı ya da okuyup etrafa bakınmayı sevmeyen için tam bir işkence mekanizması diyebilirim. Ama içinde küçük de olsa merak kırıntıları barındıran biri sosyolojinin harikalar diyarında kendisini o dayanılmaz karmaşıklığa(!) hafifçe bırakarak diyar diyar gezebilir. İşin en eğlenceli yanı bu olsa gerek. Bende de öyle oldu tabiki. Birgün bir baktım aslında 'o şey' i ararken başka başka şeyler bulmuşum ve bu beni hiç yormadan olağan şekilde gerçekleşmiş. Zaman geçtikçe birşeyler yazabilmeyi, bir ortama girdiğimde farklı yorumlar yapabilmeyi, yeri geldiğinde arkadaş grubumla başımız ağrıyana kadar tatlı tartışmalar yapabilmeyi öğrendiğimi farkettim. Elbette herşey toz pembe değil, daha önce zorlanmadığım kadar sosyolojiyle zorlandım. Hatta yeri geldi pes etmeyi bile düşündüm ama tabiki uygulamadım. 😊 Şimdi dönüp baktığımda neden sosyoloji diyorum. Cevap basit; keşkelerimden çok iyikilerim olduğunu gördüğüm için, kendi adıma ve kendim için hayatımda doğru kararı vermiş olduğum için ve farklı düşünebildiğim için iyiki sosyoloji !

Tepkiler:

10 yorum:

  1. Bir sosyolog olarak keyifle okudum :) ''farklı düşünebildiğim için'' bu kesinlikle çok iyi bir kazanım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Meslektaş olmanın verdiği keyif ile teşekkür ediyorum.. :)

      Sil
  2. Benim de istediğim bir bölüm hayalim =D Sosyoloji bana modern felsefe gibi geliyor ama tavsiye etmiyorlar daha iş imkanı olan bir yer seç diyorlar =)

    YanıtlaSil
  3. Aksine, daha dinamik daha heyecanlı sosyologlara ihtiyacımız var hepimizin. Hayatımda verdiğim en doğru karar diyebilirm. Modern felsefe kısmına katılıyorum ama bir farkla, görünen gerçeklere değil gerçekleri görmeye odaklanıyorsun sosyoloji ile. İş imkanı öncelik değilse mutlaka öneriyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel anlattınız ya =D illaki ikinci olarak bile olsa sosyoloji okumaya çalışacağım =D

      Sil
    2. Mesele sosyolojiyse on kaplan gücünde konuşma becerisine sahibim :D en azından ilgi alanınızda olması bile mutluluk veriyor.. :)

      Sil
  4. Sosyolog bir kızı sevdim. O beni sevmedi. Taktik verin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zor bir soru aslında çünkü sosyologların kafası farklı işlediğinden her taktiğini çürütebilir :) Kendiniz olun bence, işe yaramıyorsa ileriye odaklanın derim. ;)

      Sil
  5. Sezer abla yani momentos beğendiyse sizi vardır bir bildiği diyerek takibe alıyor ve bir meslektaşımı bulmanın haklı sevincini yaşıyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok mutlu oldum, hem yorumunuza hem meslektaş oluşumuza :) Sosyolog sosyoloğu bulunca sebepsiz mutlu olur derdi bir hocam. Çok haklıymış :) Takipteyim, sevgiler..

      Sil