9 Ocak 2017 Pazartesi

Trajikomik TV

Dün akşam haberleri izlemek için kanalları gezinirken bir haber kanalında vahim gibi gösterilen bir komediye şahit oldum. Malumunuz kış mevsimindeyiz ve bugünlerde tek gündem İstanbul'u etkisi altına alan yoğun kar yağışının trafiği felç edip etmemesi(!) Bir garip millet olduğumuz için yazın kar, kışın deniz diye tuttururuz ama gel gelelim kış mevsiminde yağan kar için sanki absürt bir doğa olayıymışçasına ortalığı galeyana getiririz. Öyle de olmuş. Anlıyorum, habercilik anlayışında şartlar ne olursa olsun işini gerektiği şekilde yerine getirmek zorundasın. Ama tutup da olay yeri inceleme modundaki o zavallı haber spikerini rüzgarın en şiddetli olduğu noktaya çıkarıp makyajı akmış, suratı birbirine karışmış, koca kış ortasında bir Allahın kulu başına bir şapka vermemiş bir haldeyken yansıtmak nedir sorarım size! Heralde artık soğuktan beyinleri dondu ya da gözlerine bir perde indi ki kimse bunun farkında değil çünkü akıl sağlığı yerinde bir insanın böyle birşey yapması pek mümkün olmazdı diye düşündüm. Yazık spiker de haberi sunmak için ya onu geç büzüşmüş ağzını oynatabilmek için şekilden şekile giriyor artık kendini salmış ölüm kalım meselesi haline gelmiş siz düşünün vehameti. Neyse tabi ben bir şok ifadesiyle biraz da habere mizah mı katmak istediler acaba diye düşünürken başka bir kanala geçeyim dedim, demez olaydım! İğne atsan yere düşmez trafiğin tam ortasına koymuşlar spikeri. Ne halin varsa gör demişler resmen. Spiker de korku filminden hallice bu tablo içinde bulunduğunu anlamış olacak ki yüzünde bir dehşet ifadesiyle, sağından solundan yerler buz tuttuğu için kayan arabalardan kaçmaya çalışarak sunmaya çalıştı haberi. (Ne anlattığını anlamamış olsak da bozuntuya vermedik ülkece)
Şimdi buradan hoop geçiyorum gündüz kuşağı çilesine. Bilen bilir takriben saatler 13.00 itibariyle başlayıp 19.00 itibariyle son bulan o esrarengiz süreçte hangi kanalı açarsan aç bir evlilik programı izlemek zo-run-da-sın. Tek amacın var; o onunla çaya çıkmış mı, diğeri berikini kırmızı odaya götürmüş mü, ilk talibi son talibini reddedip eskiden talip olan iki adayıyla sosyal medyadan iletişime geçmiş mi? Bunun yanında gündüz kuşağının sunduğu hizmetler arasında yok yok. Entrika mı dersin, efendime söyleyeyim kavga mı dersin -ki en çok reytingi kavga alır o yüzden kavga baş tacı olmak zorundadır- ne ararsan var yani. Zaten bu konuda üç insan tipi sayabilirim;
1- 'Hayııaar, ben kesinlikle bunları izlemem çok avaağm' diyen.
2- 'Ayol tüm gün evdeyim sabah kocayı işe çoluk çocuğu okula gönderiyorum. Erkenden yemeğimi yapıyorum. Komşularlan bir araya gelince dedikodudan eksik mi kalaydım hahayyt' diyen.
3- 'Ehehe ya evet ben biliyorum o programları birkaç defa reklamda görmüştüm ama benlik değil ağbi yeaa' diyen ama içten içe izleyen.

Ben gündüz kuşağını bağımlılık olarak nitelendiriyorum. Özellikle evlilik programları tam bir kafa dağıtma mekanizması. Beynini bir kenara bırakıp izlersen lunaparka gitmiş gibisin ama ola ki bir hata yapıp mantık yürütmeye çalışır, olayların doğruluğunu sorgularsan geçmiş olsun senin beyin yandı bitti kül oldu. Yok yok olayın gerçekliği falan yok ya, hepsi danışıklı dövüş inan bana. Sen sanıyor musun o ikili birbirini gerçekten seviyor? Vay efendim neymiş aralarında yirmi sekiz yaş fark varmış ama sevmenin yaşı olmazmış. Ha bir de şey var, 'Ben buraya x kişisi için geldim ama sadece ona geldim kesinlikle onu almadan çıkmam.' Ertesi gün locada. 
Geçenlerde gündüz kuşağıyla ilgili bir köşe yazısı okudum. Yani bu gazetecileri de anlamak zor iş. Arkadaşım sana yaz diye fırsat vermişler özgün olsana biraz, değerlendirsene bulunmaz nimetini. 'Ülkece gülmeye ihtiyacımız var.' Ya hakkaten mi diyorsun gerçekten hayatımda duyduğum en orijinal yorum! Bunu zaten yoldan geçen amcaya sorsak söyler, söylemekle kalmaz dahasını da ekler bir sonuca bağlar yani. 
Bitirmeden evlilik programlarında tribünde oturan yorumculara da değinmeden geçemeyeceğim. Bence program içinde yaşanan olaylar silsilesinden çok daha komikler. Kim olduğunu bilmediğimiz ama artık o programa izleyici olarak gele gele işin kompedanı olup çıkmış hatta bununla kalmayıp her adayı yakınen tanıyarak onlarla vakit geçiren teyzeler grubu. Mesela siz bilir misiniz Şaduman Teyze kimdir, nedir? Büyük ihtimalle birkaç yıl önce sıradan bir ev hanımıydı. Ben de kendisiyle bir haber sitesinde tanıştım. Haberin başlığında 'Şaduman Teyze' nin bu yorumu çok konuşulacak.' tarzı birşey yazıyordu. Allah Allah kimmiş bu Şaduman hiç duymadım derken arama motoruna yazma ihtiyacı hissettim acaba duyulmuş birisi de ben mi tanımıyorum diye. Çünkü öyle sıradan bir haber sitesinin başlığı değildi bu. Neyse sonuçta ne gördüm tabi ki koca bir saçmalık. Bilmem ne evlilik programındaki bilmem ne yorumcusuymuş da miş de.. Ve tutmuşlar bunu haber yapmışlar yani o derece mühim bir şahıs kendisi ki ülke gündeminde yer edinebiliyor siz düşünün.
İşin komedi yanı bir kenarda dursun malesef artık teknoloji çocukları denilen o nesil tüm bunları görerek ve beyinlerine işleyerek yetişiyor bu da bir gerçek. Diğer bir gerçek ise tüm bu yazdıklarımın çoğunluk için yadırganmayacak hale gelmesi ve aslında olması gerekenin bu olduğunu savunmaları. Sanırım bizlere en çok da bilinç lazım ki en azından hangisi doğal hangisi trajikomik ayırt edebilelim(!)
Canım memleketimin güzide insanları, belki de onlar olmasaydı şuan buraya ne yazacaktım ben değil mi ama!  😜
Tepkiler:

0 yorum:

Yorum Gönder