29 Mart 2017 Çarşamba

Çok Zamanlı Bir Yazı

*yaşanmışlığı hakkında şüphe duyulmayan şeyler

...

Hiç de rastlantı sonucu buralara gelmemiştim. Bazı şeyleri anlamaya başladığım günden itibaren hayatımın daha farklı olmasına karşı içimde bir fırtına kopuyordu ki sorma gitsin! Aslında bir sepet dolusu portakala benzetiyordum herkesi, birbirinin aynı olmak için değişik bir uğraş içindeydik. Yok yanlış anlaşılmasın o günlerin de üzerimde emeği büyük ve hatta hakkını ödeyemeyeceğim kazanımlara sahibim. Ama işte zaman sağından solundan hunharca akarken sabit noktaya konumlanmak bir yerden sonra düşüncelerinle bir hayli meşgul oluyor doğrusu..
Uzun bir serüvendi bizimkisi. Çevreye, baskılara, kaygılara ve en önemlisi seslere aldırış etmeden sağlam bir kararın başrolleri olduk. Hem yalnız hem çok kalabalıktık ve bu da her türlü sorumluluğun bizde olduğunu gösteriyordu. Derken kendimize bir kapı aralayıp 'onların' arasında yer edinmeye başladık. Evet, daha önce hiç karşılaşmadığımız çoğu manzaraya şahitlik ederken bir anlamda sürüklendiğimizin de farkındaydık. Bu süreçte fazlaca tecrübe edindik ama en çok da ben ve o ayrımını öğrendik. Onca şeye rağmen sonunda kazanan biz olmuştukya, bu paha biçilemez bir duyguydu. Adını başarma içgüdüsü ve inanç koyduk. Birlikte çıktığımız bu yola ruhen birlikte ama bedenen ayrı devam etmenin verdiği hafif buruklukla yeni güne uyanmaya devam ettik..
Yeniden benliğimle kaldığım ilk gün tam da o gündü. Biraz gerginlik vardı üzerimde ama beklentim dışında gelişen avuç dolusu güzellik beni gevşetmeye yetmişti. Hatta şu sempatiklik- sevecenlik bütünlüğüne bir ordu misali dahil oluşumuz sanıyorum hep akıllarda kalacaktır(!) Kafamda hep şu portakal mevzusu olduğundan başlangıçta önlemimi sıkı aldım doğrusu. Bu da garip birşey; hem birşeye karşı istek ve umut besleyip hem de onun gerçekleşmeyeceğine inanmak. Ama işte hayat, seni şaşırtmaktan hiç vazgeçmez diye boşa demiyorlar. Böylelikle yeniden bir takım olabilme hissi beynimde bir odacık kiralamış oldu. Bu sıralar -itiraf ediyorum- gözümde ultra pembe bir gözlük, aman ne çiçek çocuk olmalar ne pozitiflikler belli değil! Hayır bana n'oluyosa takıl git işte illa bir öne çıkma çabası illa bir özgüven patlaması! Şu burç denen meret yüzünden hep.. Neyse, evet saflığın dibine vurmuşken -ki bunu çok sonra anlayacağım- yeni insan tanıma olayı aldı başını gitti vallahi. Çünkü aynı dönemde aynı anda pekçok işin içerisindeyken ve hatta bazen aynı anda aynı yerde olabilme gibi bir yetenek bile edinebilmişken insanlar bu 'hazır bulmuşluk' pastasından yemek istiyor. Nasıl olsa orada birisi var, o hallediyorya ooh yan gel yat! Neyse neyse yine ayrıntılara teslim olmadan uzaklaşmalı..
Dedilerki 'farklı yerler görmeli, başarılı karakterleri tanımalısınız.' Kabul edip düştük yollara. Şehir sınırlarını aşmışken aynı araba içinde bir sürü farklı karakterin herkes bilincindeydi. Zaten bu sınırları aşma olayının belki de bir amacı buydu, bilemiyorum. Süratle özetlemek gerekirse; herşeyin başlangıcı işte bu gündü.. Hem iyikilerim var, hem çok kızgınım. Aslında en çok kendime öfkeliyim. Kazandığım çok şey oldu tabi ama bunun verdiği o yıpranmışlık nasıl tarif edilir bilemiyorum. Başlarken, birgün tüm iyi niyetlerin savrulacağını ve ortada bırakma politikasının uygulanacağını bilseydim kesinlikle ama kesinlikle organizasyonun mutfağında yer almazdım. Öyle böyle derken zaman yine dört nala geçti ve gün gelip herşey su yüzüne çıktığında sen de anladın biliyorum. Umrumda mı, tabiki hayır! 
..Henüz yolun fazlasıyla başında olmama rağmen kafamı geriye çevirdiğimde gördüğüm manzarayı dünyanın hiçbir köşesinde bulamam bence. Düşünsene bu evrede tüm bunları yaşamışsak gelecek etaplarda bizi neler, kimler bekliyor kim bilir. Çok koşup çok yorulmuş olsam da daha gidilecek çok yol, görülecek çok insan var. Sanıyorumki bu mektubun devamı da ancak o şekilde gelebilir..

- birgün okuman ve hiç okumamış olman dileğiyle..


Tepkiler:

6 yorum:

  1. Yazı dilinizi çok beğeniyorum. Okurken akıveriyor cümleler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim böyle güzel yorumlar duymak daha da motive ediyor.. :)

      Sil
  2. Hıımm.. içsel hesaplaşmalar zamanı demek.. ama biliyor musun, bu iyidir, hatta iyidirden de öte çok iyidir! Bazı davranış kalıplarını en genç ve saf çağımızda öğreniriz, kimimiz sinik, kimimiz atak çıkar bu zamanlardan. Daha çok yol olduğunu düşünürsek -ki ben bu yaşımda halâ öğrenmekteyim:)- bu minik serzenişlerin, mırıldanmaların, konuşmaların sana epey katkısı olacağını söyleyebilirim. Çok güzel bir anlatımdı. Eline sağlık.

    (bu arada burç neydi? :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Siz yorum yapınca her kelimesine ayrı katılıyorum :) içe dönme meselesini seviyorum sanırım.. Çok teşekkür ederim.
      (burcum koç) :))

      Sil
    2. Sevgili burçdaşım :) şu yazdığın yazı var ya, ben yazsam bu kadar olur muydu diye düşündüğüm için özellikle sordum burcunu :) yolun açık çok açık olsun hem de :)

      Sil
    3. Ben de diyorum böylesine yakın hissetmenin bir sebebi olmalı :)) çok mutlu oldum gerçekten, tüm iyi dilekleriniz için de sonsuz teşekkürler :)

      Sil