19 Mart 2017 Pazar

Zor Görünen Kolaylık: Planlı Olmak

Bu zamana kadar kiminle tanıştıysam, sosyal hayatta ya da resmi hayatta farketmez hep 'o kadar plansızım ki neyi ne zaman yapacağımı bilmiyorum.' cümlesini duymuşumdur. Biz insanlar modern hayatın hızlı koşturmacasına ayak uydurmayı kendimize şart koştuğumuz için istiyoruz ki düzen su gibi akıp gitsin, önümüze bir engel çıkıp da tökezlemeyelim. Bu durum tabi biraz da kontrol mekanizmalarının talep ettiği bir unsur. Yani birileri 'yap' diyor ve farkında olsak da olmasak da işin bir ucundan tutmaya başlıyoruz.
Planlı olmak meselesi daha doğrusu şöyle söyleyim; yapılacakların hangi mantık ve sıralamayla gerçekleştirileceğine dair program oluşturabilme becerisi benim için öğrencilik yıllarında edinilen bir kazanımı ifade ediyor. Uzun yıllar süren eğitim hayatının temposu ancak ve ancak bir program dahilinde gerçekleşirse faydalı olacağına inananlardanım. Buna dair en büyük tecrübem, kendim. Çünkü ben de bir zamanlar neyi nasıl yapacağımı bilmediğim için aynı anda herşeyi çok kısa sürede yapmak istiyordum. E haliyle iki ayağım bir pabuca giriyordu ve ortaya çıkan sonuç da tam bir fiyasko.. Sonra üniversiteye hazırlanırken -düşünün program olayını o derece geç farkettim- danışman bir hocam ile böyle bir uygulamaya karar verdik. Açık konuşmak gerekirse başlangıçta pek de işe yarayacağını düşünmüyordum. Çünkü zaten gelmişim kaç yaşına(!), sınav kapıya dayanmış, herkes bir beklenti içerisinde. Bense bir köşede adeta süper kahraman olmak için nasıl çırpınıyorum belli değil! Ama sonra 'heheyt kaybedecek neyim var' diyerek kendimi uzman ellere teslim ettim. Meğer saçma bir koşturma içerisindeymişim de haberim yokmuş. İnanın hiç abartmıyorum, yaşadığım şey tam bir hafifleme ve vicdan rahatlığıydı. Evet, vicdanım çok rahatlamıştı çünkü kendi kişiliğimi yansıtan bir program dahilinde ve öz irademle yapmak istediklerimi yapabiliyor, fazladan zaman bile artırabiliyordum.
Üniversite sürecinde programlı olmanın faydasını fazlasıyla görenlerdenim ancak bu anlayışın hayatın tüm evrelerine yayılması taraftarıyım. Sonuçta her daim acil işlerimiz ya da sorumluluklarımız olması gerekmiyor. Hergünü evde geçiren bir anne de olabiliriz, bir iş adamı da.. Tek amaç; hobilerimiz, zevklerimiz, kaçınmak istediklerimiz doğrultusunda bir tablo oluşturmak. Ve bunu yaparken de mühim kategorileri, gün içerisinde kendimizi verimli hissettiğimiz zaman dilimlerine yerleştirmek. 
Program bilincini edindiğim günden itibaren hiç tereddüt etmeden herkesle paylaşmaya çalışıyorum. Çevremde yoğun tempoda koşturanlar kadar çok vakti olup bunu farketmeyenler de var. Yani her kesime hitap edebilecek bir potansiyele sahip. Ancak program yapmak demek 'herşeyi sığdırayım, en kısa sürede ben halledeyim, diğer hafta boş zamanım çok olsun' tarzı hırsları ön planda tutmak değildir. Eğer bu tip hırslara yenik düşen bir benliğiniz varsa hiç harekete geçmeyin derim, kesinlikle ters tepecektir. Sonuçta burada her birey, yapacağı şeylere dair bir alan oluşturmaya çalışıyor. İş inada binerse ufak çaplı depresyonlara kadar götürebilir.
Formasyon eğitimi alırken staj yaptığım lisedeki öğrencilerime de bu yöntemi uygulamıştım. Üzerinden onca zaman geçmesine rağmen bu kolaylığı edinebildikleri için halen mesajlar atarlar. En çok da bu mutlu ediyor beni sanırım. Çünkü insan bir noktadan sonra hayatında başka hayatlara da faydalı olabilecek işler başarmayı istiyor. Etkileşime geçtiği bireylerle farkındalıklarını paylaşmak ve onların gözlerindeki ışıltıyı da görebilmek istiyor. Haliyle geri dönüşlerin verdiği keyif gerçekten paha biçilemez. 
Hep dediğim gibi önemli olan karar vermek ve bir yerden başlamak. Her daim kendi isteklerimizi göz önünde bulundurarak.. Çünkü biz istersek yapamayacağımız şey yok. 💪
Tepkiler:

4 yorum:

  1. Ah be canım, ne planı, ne programı allasen. 'Yarın kahve içelim mi?' diye sorduğunda, 'Kısmetse içeriz...' diyenlerin diyarında yaşıyoruz. :) Almanya'da doğma büyüme biri olmamdan mı nedendir, benim için plansızlık, ertesi gün ne yapacağını önceden belirlememek, o günü kaybetmekle eşdeğer.

    Korkarım ben de tema kardeşimi buldum mu ne?! ;) Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız, 'kısmetse içerizciler'e gülerek katılıyorum. :)) Plandan monotonlaşan bir hayat değil ama en azından günü kaybetmemek adına bir çaba diliyorum diyelim. Görüşmek üzere.. :)

      Sil
  2. Genel itibariyle planlı olmak sıkıcı bir iştir gibi bir algı var. Resmini koyduğun planlayıcı türünde alışkanlıklarda bizim ülkemizde pek yaygın değil. bence sıkıcı algısını kırmak için planlayıcı oluşturmak ilaç oluyor. Ben yıllardır kullanıyorum etkisi muaazzam :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlk cümlenize tamamiyle katılıyorum. Ama bu bizim tercihimiz olmuyor, birisi birgün çıkmış ve 'bu çok sıkıcı' demiş. Diğerleri de -yani bizler- kendimizi inandırmışız buna. Görseldeki gibi bir alışkanlık herkeste olsun çok isterim açıkçası. Evet, o muazzam etkiyi hissetmek de çok güzel.. :)

      Sil