26 Nisan 2017 Çarşamba

Mutlak Özgürlük Mümkün Müdür?

Bundan tam beş yıl önce bu soru bana ilk defa yöneltildiğinde -o zamanki gençlik aklımla- 'e heralde canım, mümkün olmasa burada işim ne?' deyivermiştim. Oysaki benim orada olmam ile özgürlüğümün zerre alakası yoktu. Hatta neredeyse zorunluluktan dolayı oradaydım.
Bir zamanlar 'Özgür Kız' vardı bilir misiniz? Sırt çantasını yüklenip Tarkan' ı aramak için yollara düşer, dağ- bayır gezerdi. O sırada kendisine özenen çoğunluk da 'ayy inanamıyoruum işte özgürlük!' diyerek birer ikişer evden kaçmaya çalışıp hüsranla buluşuyordu. Düşündüm de aslında baya komikmiş yahu! Ama neyse şimdi konu bu değil, ben özgürlüğün kökenine değinmek istiyorum.
Bazı zamanlar kendimizi çok bunalmış, depresif ve hatta takıntılı hissederiz ve ne var ne yok öylece bırakıp gitmek isteriz. Eğer bu imkana ulaşabiliyorsak kendimizi özgür olarak nitelendiririz. Fakat eğer bu imkanın yakınından bile geçemiyorsak özgürlüğü o yıldızlı gecelerdeki ulaşılamayan muazzam bir rüya olarak beynimize kodlarız. Peki gerçekten de çekip gitmek demek, sahici anlamda bağımsızlık yaşayarak özgürlüğün kapılarını aralamak mı demektir? Daha doğrusu şöyle sorayım; bir insan beyni her anında birşeylere bağlanmak üzere odaklanmışken nasıl olur da kendisini saf özgür ilan edebilir? Şimdi burada anlık özgürlük klişesini ortaya sunmak istemiyorum zira o durum zaten herkesin kolaylıkla yaşayabileceği birşey. 
Ben bu konuya bir ara kafayı fazlasıyla takmıştım ve üniversitede buna benzer bir nedenle anket uygulaması düzenlemiştim. Direkt olarak bu cevabı verecek bir soru yoktu ama çok iyi anımsıyorum bir katılımcı 'aslında rahatıma düşkünüm ve sıkıya gelemem. Kafama eserse çeker kapıyı giderim ama ne kadar özgür hissetsem de aslında en basitinden telefonuma bile bağımlıyım ben.' demişti. Ve sanırım verilebilecek en güzel cevaplardandı bu, keşke kendisiyle konuşabilme fırsatım olsaydı. Neyse, bunun üzerine ben de günlerce düşündüm. Evet gerçekten de nasıl ki nefes almaya sıkı bir bağ hissediyorsak artık telefonlarımız için de aynısını hissediyorduk. Şu sosyal medya denen meret sağolsun, meğer nasıl da görünmez iplerle bağlıyormuş iki tarafı da! O halde bana göre insan için mutlak özgürlük diye bir kavram apaçık kendisini ortaya koyamıyor. Böyle keskin bir cümle edinmekten kaçınırım aslında ama en anlaşılabilir şekilde böyle ifade edebilirim. Özgür hissetmekle özgür olmak buz dağının iki yüzü gibi; görünen kısım özgür hissetmek, orada bir problem yok. Fakat görünmeyen özgür olma kısmı hep sular altında kalmış durumda. 
Bir de özgürlüğün uçuk kaçık yaşam tarzıyla ilişkilendirilmesi adına yapılan yanlışlar var. Şöyle ki hayatı uç noktalarda yaşayan her insan özgür olmayabilir. Uç noktalarda yaşamanın şartı da özgürlük olmayabilir. Yani bu fazlasıyla göreceli bir kavramdır ve bence beyinde gerçekleşen birşeydir. İnsanların yaşam tarzları ne olursa olsun kapılarını kapadıktan sonra ardında neler olduğunu bilemeyiz değil mi? 
Uzun lafın kısası; mutlak özgürlük kavramı benim için tahayyül sınırlarını zorlayacak kadar devasa birşey. İster çılgınlar gibi özgür yaşayanlar olsun, ister ev kuşu modundakiler.. Hepsi de  koskoca evrende bir iğne ucu olmak gibi. 😉
Tepkiler:

7 yorum:

  1. Hah işte en sonda en güzel cümle.. Yazının özeti adeta. Hatta o toplu iğne var ya, onun toplu ucu değil de öteki sivri ucuyuz :)
    Ne güzel yazmışsın, bir süredir gelemedim sayfana.. özlemişim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayy hakkaten öyleyiz değil mi, çok haklısınız:)) Teşekkür ederim çok naziksiniz ben de siz yorum yapınca ekstra mutlu oluyorum.. :)

      Sil
    2. Ne güzel ben de çok mutlu oldum :)

      Sil
  2. Bu konuda sana katılıyorum. Özgür denince aykırı kaçık olmak gerekir gibi bir algı var. Bence herkesin özgürlük tanımı farklı olmalıdır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi? Olay aslında dış görünüşte olacak kadar basit değil bence de..

      Sil
  3. Merhabaa :)) Çok tatlı anlatmışsın.:) Bence özgürlük en büyük sanılardan biri :) Sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, ben de tatlı yorumunuz için teşekkür ederim :) Haklısınız.. Sevgiler benden :)

      Sil