3 Nisan 2017 Pazartesi

#sosyolugat3- Anomi

Sosyolojide en sık haliyle Emile Durkheim* tarafından kullanılan bu kavram, genel itibariyle toplumsal değişimlere bağlı olarak meydana gelen normsuzluk durumlarını ifade etmek amacıyla kullanılmaktadır. Bir toplumun barındırdığı normların artık etkisiz hale gelmesiyle, geri planda kalmasıyla ya da olası bir çatışma sonucu çöküntülerin, karmaşanın oluşmasıyla anomi kavramı kendisini ortaya koyacaktır. Aynı zamanda farklı metin incelemeleri yapıldığında anomi ile 'yasasız' sıfatının da yakın ilişki içerisinde olduğunu söyleyebilirim.
Olası bir anomi durumunda bir toplumun sahip olduğu normatif değerlerin değişkenlik göstermesiyle birlikte toplumsallaşma süreci içerisindeki birey- toplum birlikteliğinin doğal olarak bir sarsıntıya uğraması kaçınılmaz olacaktır. Yani insanlar arası etkileşimlerin sağlıksız boyutlara ulaşmasının ve dayanışma ya da düzen olgularının içi boş hale gelmesinin hem sebepleri hem de sonuçları arasında anomi neredeyse başroldedir. O halde meydana gelen her sapmış toplumsallaşma, kendisinden sonra gelen ya da bağlı bulunduğu diğer tüm unsurları olumsuz yönde etkileyecek ve birey- toplum arası çatışma en üst seviyelere kadar ulaşabilecektir. Bu da kısaca başarısız/ yetersiz toplumsallaşma olarak nitelendirilmektedir. Tabi burada toplum bazında konuşuyorsak işin kültürel boyutunu da es geçmemek gerekir. Bunun yanı sıra toplumu yalnızca bireyler açısından incelemek de yanlış olacaktır. O toplumu yöneten liderlerin de, bireylerin ihtiyaçlarına karşı bir duyarsızlık haline girdiğini ve amaçladıkları hedeflere karşı bir inançsızlık beslediklerini söylemekte fayda var. Yani bir anlamda hiyerarşik bozulmaların meydana gelmesi beraberinde boşluk/ hiçlik duygusuna ışık tutar. İşte çatışma denilen seviyenin üst düzeye ulaşmasının nedeni bu duygunun insanları suça teşvik etmesiyle tamamen örtüşmektedir. 
Durkheim bu kavramın incelemesini yaparken -özet bir ifade kullanacağım- insanların arzularının hayvan içgüdüsünden farklı olduğu düşüncesinden yola çıkar ve insan arzularına sınır koymanın tek yönteminin toplumsal düzen olduğunu savunur. Fakat bu durum halihazırda bir iş bölümü içerisinde bulunan bireylerin adeta bir sıkışmışlık ruhuna bürünerek psikolojik bakımdan anlamsızlık yaşamalarına neden olur. Yani bu insanlar için anomi artık toplumsal düzendeki bozukluktan ziyade, psikolojik anlam dünyasındaki bozulmalara doğru evrilen bir süreçtir. 

*en genel açıklaması.


Tepkiler:

4 yorum:

  1. Çok güzel anlatmışsınız, üniversite dersimde hissettim kendimi...

    YanıtlaSil
  2. Çok teşekkür ederim, ben de yazarken öyle hissettim gerçekten.. :)

    YanıtlaSil
  3. Yabancılaşma ile başlar tüm anomi durumları...
    Detaya inemem uzun zira ama anladın sen beni ;)
    Çaktırmadan bir sonraki konubaşlığını veriyorum kız ;)
    Geçen yorumumda da anomiye paslamıştım:))

    YanıtlaSil
  4. Hakkaten yahu, şimdi farkettim :)) Son cümleden sonra yabancılaşmayı yazıp geri sildim ben de mevzu derin diye.. :)

    YanıtlaSil