17 Nisan 2017 Pazartesi

#sosyolugat5- Sınıf Bilinci

Nihayet tüm bir günün yoğunluğunu atlatıp kendimi yazıyla buluşturabildim. Bir önceki yazımda bahsetmiştim -ki kendisi burada- , bir devam niteliğinde olması açısından ele alacağım kavram sınıf bilinci olmalıydı.

Hikayemiz bu sefer baston şeker üretip ne yazık ki çocuklarına bu şekeri alamayan ve adeta isyan edip hayata küsen David amcanın tıpkı kendisi gibi olan arkadaşları etrafında dönüyor. Arkadaşları dediysem daha dinamik ve yaş ortalaması daha ufak bireylerden bahsediyorum; neredeyse çocukluklarından beri arkadaş olan Christopher ve Matt' den.
Beş kademeli büyük bir fabrikanın en alt kademesinde çalışan Christopher ve Matt bir kış günü yine sabahın ayazında fabrikanın yolunu tutmuşken ellerinde olmadan geleceğe dair hayaller kurmaya başlarlar. Christopher kaç yıl geçerse geçsin kendisini hep aynı konumda görür fakat Matt biraz daha gözü açıklık yapar ve birşeylerin değişmesi gerektiğine kendisini inandırır. Haliyle o gün her ikisi için de bakış açılarının farklılaştığı bir gün olmuştur. Tüm bir gün boyunca aynı hamleleri defalarca yapan ikili, iş çıkışı arkadaşlarıyla köşedeki çay evinde toplanmak üzere yola çıkarlar. Bu sırada yanlarından geçen arabada fabrika sahibi Peter, camları açmış ve purosunu tüttürürken bizimkilere manidar bir bakış atmayı da ihmal etmez. Matt bunu kendisine yediremeyerek yola devam eder. Ve tabiki artık iç seslerini de bastıramayacağını anladığı için çay evine girer girmez 'Bize gelen vuruyor, giden vuruyor. Gün geliyor yiyecek ekmek bulamıyoruz bir de adam utanmadan ağzında purosu caka satıyor a dostlar!' şeklinde naralar atar ve deyim yerindeyse ortamı gaza getirir. Gruptan biri 'İyi de ne yapabiliriz bu düzen böyle gelmiş böyle gider' diye iç geçirince Matt daha da öfkelenerek 'Kardeşlerim! Kendinize gelin, bizim zincirlerimizden başka kaybedecek neyimiz var sorarım size? Şu kabuğumuzu kıralım, o kendilerini en tepede gören pis(!) burjuvaları yerle bir edelim!' der. Ve demekle kalmaz etrafta ne bulduysa eline alarak 'come ooonn' nidalarıyla ayaklanır. Tabi peşine diğerlerini takarak..
İşte tüm bunlar Marx için, üretim ilişkilerinde ortak bir paydada bulunan kendinde sınıfın, artık silkelenerek çıkarları uğruna mücadele eden ve bu yolda çevresindekileri de örgütleyen kendi için sınıf olma aşamalarının en temel noktasıdır. Canını dişine takarak üretime katkı sağlayan işçiler adeta bir devrim yapmak isterler ve amaçları da üretim araçlarını ellerinde bulunduran burjuvaları yok etmek ya da onların yerine geçmektir. Tabi burada Marx için işçiler bir anda olayların farkına vardı da bilinçlendi tarzı bir değerlendirme yapmak yanlıştır. Çünkü her ne kadar her işçi aklında böyle bir duygu barındırsa bile bunu gerçekleştirebilecek kültürel ya da mekanik ortam imkanı olmadığı sürece sesini çıkaramaz. O halde devrim fikrinin filizlenmesinde esas olarak fabrikalardaki aşırı yoğunlaşma ve bunun beraberinde gelen ortam değişimleri etkilidir denilebilir. Marksist dünyada sınıf bilincinden söz etmek demek, en yalın anlamda tam bir çıkarlar bütünlüğünün oluşması demektir. Ve ancak böyle bir bütünlük sağlandığında işçiler diğer sınıflarla çatışma halinde bulunabilirler. Aslında Marx bunu en genel haliyle burjuvaziye karşı proleterya şeklinde özetlemektedir. 
Fakat burada sınıf bilincinin oluşabilmesi için gerçek anlamda bir çıkarlar bütünlüğünün ortaya çıkması gerektiği unutulmamalıdır. Yani bu bir fakir ama gururlu edebiyatından ziyade üretim araçlarına karşı açılan mücadeledir. Ve hatta sınıf bilinci, sınıf örgütlerinin gösterdikleri mücadeleleri en iyi şekilde kontrol etmeyi bilerek ve mutlak hedeflerinin peşinden şaşmadan ilerleyerek gerçekleştirdikleri bir yetenektir. İşçiler asla hazıra konmayı düşünmezler. İşi kişisel mevzu haline getirmeyi düşünmezler. Belki buna birimiz hepimiz, hepimiz birimiz mantığı da denilebilir..
David amcanın da, Christopher- Matt ikilisinin de akıllarında birgün bu devrimi gerçekleştirerek önce burjuvaziyi kontrol altına almak, ardından üretim araçlarına sahip olmak ve en sonunda da bunları yok ederek devletin de yok olmasını sağlayacak bir plan vardır. Ya da bir hayal..
Tepkiler:

0 yorum:

Yorum Gönder