22 Mayıs 2017 Pazartesi

#sosyolugat10- İşbölümü

Bu hafta kendi adıma Durkheim* haftasıydı. Biraz eskileri gözden geçirip, ne var ne yok diye gezinmiştim bir anlamda. Eh, hazır çağrışım yapmışken şu kavramı da aradan çıkarayım dedim.
Sosyolojide genelde bazı kavramlara 'cepte' gözüyle bakılır. Yani ne zaman sorulursa sorulsun bazı kavramlara verilecek bir cevap her zaman vardır. İşte işbölümü de bunlara dahil gibidir hep, yani en azından ben öyle hissediyorum ama öyle baştan savma bir kavram da değil hani... Aslına bakılırsa köklü bir kavram bu. Özellikle sosyal bilimler bünyesinde evveliyatı fazlaca. Sözlük anlamının az çok bilindiğini düşünerek özetlemeye başlıyorum...
İşbölümünü uzmanlaşmayla birlikte incelemek daha faydalı olacaktır. Mesela Durkheim, toplumsal dönüşümün temeline koyduğu işbölümünü, öncesinde uzmanlaşmayı inceleyerek ele alır. Ya da uzmanlaşmanın işbölümünü ortaya çıkardığını söyler de diyebilirim. Modernitenin ortaya çıkmasıyla birlikte insanlar kendilerine uygun bir alanda gelişmeye başlarlar. Haliyle aynı insanlar arasında işbölümü kendiliğinden oluşmaya başlar. Fakat modern hayatta zaman kısıtlıdır ve insanlar, işlerini devam ettirebilmek adına başka insanlara ihtiyaç duymaya başlarlar. Daha açık bir ifadeyle, yıllardır bir fırında çalışarak ekmek yapımında uzmanlaşan Charlie, hızla akıp giden zamanda bir de süt üretmeye yetişemez ve aslında yetişmek de 'istemez.' Zaten kendisi bir alanda uzmanlaşmıştır ve bir tane daha alanda uzmanlaşmaya ihtiyacı yoktur. 'Aman canım bunda da başkası uzmanlaşsın, ben de gidip ondan alayım' der. İşte tam da bu durum, işbölümünün oluşumunun temelidir. İnsanlar her alanda koşuşturup durmaktansa zamanla ekmeğini fırından almaya, sütünü sütçüden temin etmeye, musluğunu tesisatçıdan yaptırmaya başlamışlardır. Haliyle kendi alanlarında derin uzmanlık sağlarken, diğer alanlardan da uzaklaşmışlardır. Fakat söz konusu işbölümü de ancak böyle sağlanır.
Durkheim sonrasındaki tarihçiler ya da araştırmacılar, modern olmayan toplumlarda işbölümünün olmayışını sorgulamışlardır. Ancak Durkheim, geleneksel toplumlarda da bir mekanik dayanışma olduğunu savunuyordu. Modern toplumlar ise organik dayanışmayı gerektirmişti sadece. Kısacası tek tek bireylerin uzmanlaşmasını özendiren bir topluma dönüşüm yaşanmıştı. 
Ha unutmadan, anomi kavramının ve diğer yandan çatışma kavramının da işbölümünün kaynağında usulca yattığını eklemekte fayda var...

*Yabancı değil ya, bizim sosyolojinin babalarından...
Bence

20 yorum:

ANNESİ'nin PRENSES'i dedi ki...

Hahaa iş bölümünün hikayesi güzelmş 😁

herteldenşef dedi ki...

Hihihi, değil mi :))

Mimpara dedi ki...

İşbölümüyle toplumların da yapısı değişmiş midir acaba? Her bireye kendi uzmanlık alanında sorumluluk yüklenerek işlerin yürütülmesi gibi? Aklıma şirinler çizgi filmi geliyor bu gibi olayları okuduğumda :) Selamlar

herteldenşef dedi ki...

Tabi değişmez olur mu hiç, şirinler örneğini de çok sevdim ya :)) Benden de sevgiler..

Mimpara dedi ki...

Teşekkürler, kolay gelsin :)

deeptone dedi ki...

anomi neydi? durkheim babalardan diy mi. işbölümü bak amerikanyada veya çok gelişmiş ülkelerde iyidir he. bizde iyi işlemez takım ruhu da yok pek zaten :) yazı konuların ne güzel. faydalanıyoz yani. sosyoloji sevdiğim bişi insan psikolojisinden sonra yani :)

herteldenşef dedi ki...

Baba ki ne baba :) Yaa doğru, öyleler valla. Anomi yazım da vaar hatta linki bırakayım da kolaylık olsun :) http://herteldensef.blogspot.com.tr/2017/04/sosyolugat3-anomi.html

Çok teşekkür ediyorum, böyle sevildiğini görünce motive oluyorum ben de.. :))

deeptone dedi ki...

piki tişkir okuycem :) ben seviyom valla. sen içinden geldiği gibi yaz hep :)

herteldenşef dedi ki...

O zaman buraya onyüzbin tane kalp emojii! :))

bahce perim dedi ki...

İlk dönem bu Durkheim beni öldürmüştü. Bundan birileri Weberdi galiba alıyor yapısal işlevci sosyoloji kuramını mı geliştiriyordu ne? Ders olunca unutuyor insan yaa..

herteldenşef dedi ki...

Ahh Weber' i ben de sevmem, kalbimi çok kırmışlığı var. Durkheim yine efendi, sonradan barıştı yıldızımız ama evet ilk karşılaşmada insanı fazlasıyla zorluyorlar.. :)

Eylülannesi dedi ki...

Is bölümünun hikayesi güzelmiş ama ben modern toplumlarda da iş bölümü olduğuna inanmıyorum mesela bizim evde yok 😀

herteldenşef dedi ki...

Ahaha güldüm bu yoruma baya :D Olmayan her eve yazıyı öneriyorum, olmalı yani.. :D

Eylülannesi dedi ki...

Keşke okutayim bakalm belki ise yarar Umut dünyası 😀

Nermin Punar dedi ki...

Merhabalar. Hayaller Adası'nın Mektuplaşma Etkinliği vesilesi ile geldim buralara. :) Biz eşleşmişiz. :D

herteldenşef dedi ki...

Yaşasııın :D

Ruhuna Renk Kat dedi ki...

İş bölümünün hikayesi pek güzelmiş:) Bizde Nisa'yla iş bölümü örneği sergiliyoruz işte aynı böyle:D

herteldenşef dedi ki...

Ahaha :D En güzeli :))

deeptone dedi ki...

irem armağanda mektup etkinliğine baktın de miii :)

herteldenşef dedi ki...

Evet evett baktımmm, teşekkür ediyorumm :))

Yorum Gönder

Sen de Yaz Yaz Yaz!
İçinden geldiği gibi...