26 Temmuz 2017 Çarşamba

Mu: Kayıp Bir Kıta

Nasıl olduğunu hatırlamıyorum ama aniden gelen bir çağrışım üzerine hemen yazmaya koştum. Muhtemelen belgesellerle ilgili birşeyler bakınırken gözüme çarpmış olacak ki, uzun zaman önce duyduğum ama hikayesini tam anımsayamadığım Mu kıtası aklıma düşüverdi. 
Asya ve Avrupa kıtaları arasında yer alan ve büyük tufan sırasında sulara gömüldüğüne inanılan bu kıta tarihte çok fazla merak uyandırmış.Rivayete göre Mu kıtası, ilk yerleşim yeri olarak görülmekte ve insanlarının reenkarnasyon ya da telepati gibi yöntemlere inandıkları anlatılmaktadır. Hatta hatırladığım kadarıyla M. Kemal Atatürk, dönemi boyunca bu kıta ve hikayesi hakkında derin araştırmalarda bulunmuş ve aslında atalarımızın bu kıtadan geldiklerini öne sürmüştür. Ufak bir araştırma sonucu bu kıtanın ilk olarak James Churchward tarafından keşfedildiğini öğrendim. Aynı zamanda üzerine bir kitap da ele almış kendisi. 
Peki Atatürk Türkler' in kökenlerinin bu kıtadan geldiğini neden varsaymıştı? Elbette bu havaya savrulan boş bir tezden ibaret değildi, Atatürk Churchward bulgularının da farkındaydı. Öyle ki, 1930lardan itibaren bu alana yönelik çalışmalarını yoğunlaştırarak meclise taşımayı da ihmal etmemişti. Hal böyle olunca dönemin diplomatlarından Tahsin Mayatepek, Atatürk' ün emriyle Meksika' ya gönderilmiş ve Mu kıtası hakkında etraflıca incelemelerde bulunması istenmiştir. İşte atalarımıza uzanan yolculuk, Mayalar ve Türkler arasındaki ilişkinin değerlendirilmesiyle başlamıştır. Mayatepek, yaptığı araştırmalar sonucunda bu iki kültür arasında benzerliklere dikkat çekmiş, birçok tablete ulaşarak elde ettiği çevirilerle birlikte ortak bir dil hususuna odaklanmıştır. Atatürk tüm bu verilerin kendisine rapor edilmesiyle birlikte aslında bir anlamda ilginç bir durumla karşılaşmıştır. Rapora göre Mu kıtasından göç eden insanlar çeşitli bölgelere yayılmış ve böylelikle Türk kökenleri geniş sınırlara kadar ulaşabilmiştir. Aynı zamanda farklı kıtaların farklı kavimlerinden yapılan çevirilerde yeniden ortak dil ögeleriyle karşılaşılması, bu tezin doğrudan destekleyicisi olarak görülmüştür. 
Peki sonuç? Tahmin edileceği gibi kesin bir sonuca ne yazık ki ulaşılamamış. Tüm araştırmalar, çabalar ve hatta konu üzerine yazılan onlarca kitap günümüzde Mu kıtasının halen bir efsane olarak anılmasını engelleyememiş. 
Peki gerçekten de büyük tufan yaşanmış, koca medeniyet sulara mı gömülmüş? Yoksa insanlar dört bir yana dağılarak herşeye yeniden mi başlamış? Kim bilir...
Tepkiler:

28 yorum:

  1. Gizemli şeyleer,bayılırım.Ah keşke yok olmasaymış da araştırmalar bir sonuca varsaymış :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evett ben de çok severim gerçekten ;) Değil mi ya, insan sonunda bir yere ulaşmak istiyor ama malesef bu da boşlukta kalanlardan..

      Sil
  2. Adı Mu ile başlayan insanların da kökeninin bu kıtadan geldiğine dair bir inanış var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu bilmiyordum, neden olmasın.. :)

      Sil
  3. Çok önceden bir yazı okumuştum,tera kota askerleriyle ilgili.Yer altından çıkan yüzlerce binlerce taştan heykeller bulunuyor.Tıpkı insanlar gibi hepsi birbirinden farklı.Onların hep tufandan önce Taşlaşan insanlar olduğunu düşünmüştüm..Tufan olayı hep ilginç gelmiştir,şuan bu yazdıklarını okumak araştırma yapma isteği uyandırdı :')

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok ilginçmiş, olabilir de doğrusu. 'Acaba' diye düşününce gerçekten insan araştırmak istiyor :) İşin en keyifli kısmı sanırım..

      Sil
  4. Ben de çok merak ediyorum bu konuyu. Ta o zamanlarda meclisin böyle bir konuda araştırma yapmasını da müthiş buluyorum. Keşke şimdilerde de dünyayı farklı bir yer (daha güzel) yapmakla ilgili şeyler yapsak. Etrafımıza sevgiyle baksak göreceğimiz öyle güzel şeyler var ki. Ayrıca bir blogda böyle şeyler paylaşılmasını da çok keyifli buldum. Farklı, merak uyandıran, sıradışı.
    Keyifle takip edeceğim sizi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de güzel yorumunuz için size teşekkür ediyorum. Meclise taşınmış olması benim de çok dikkatimi çekmişti. Kim bilir bu güzel dilekleriniz birgün gerçek anlamda gerçekleşir de bizler de görebiliriz..
      Hoşgeldinizz! :)

      Sil
    2. Maalesef Güneş Dil Teorisi gibi bunun da sağlam bir dayanağı yok. Toplumlar bu tür gizemli ve merak uyandırıcı olayları sever ve sahiplenmek isterler.

      Sil
    3. Evet ne yazık ki. Bilinmeyenin verdiği haz demeli sanırım buna. Sonuca ulaşınca muhtemelen büyüsü de gidecek.. :)

      Sil
  5. Yanıtlar
    1. Ah edecek çok fazla şey var vallahi..

      Sil
  6. Türklerin kökenini araştırırken çıkmış olduğu varsayılan kıta bu. Bende merak ediyorum. Belki bizde bir gün sulara gömüleceğiz kim bilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi, asırlar asırlar sonra belki birileri de blogda bizden böyle bahseder. Tabi o zamana blog kavramı kalmış olursa.. :)

      Sil
  7. Truva da bir efsaneydi. Alman Schleiman tarafından Çanakkale'ye gidilerek kazınmaya başlandı. Truva hazineleri Almanya'ya götürüldü. Belki aslında bulundu; Çin de Altay dağlarının o bölgesine girmek yasak olduğu gibi bu da iyi saklanıyor..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki de böylesi kolay geliyordur, dediğiniz gibi..

      Sil
  8. Bu konuyu duymuştum, o kavimin son derece gelişmiş olduğunu da. İlgimi çekti yeniden, araştıracağım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, gerçekten de öylelermiş. Bilim ve teknolojiyi harmanlamışlar anladığım kadarıyla. Keyifli araştırmalar.. :)

      Sil
  9. Kayıp kıta,MU,Atatürk,atalarımız ...bilgi hazinesine yenileri eklendi bu sayede...

    YanıtlaSil
  10. Çok çok ilgimi çeken bir yazıyla çok orijinal olan blogunuzla tanışmış oldum böylece :) Mu kıtası... İlk defa duyuyorum. Esrarengiz şeyleri severim. Bunun üzerine araştırmalar yapacağım. Emeğinize sağlık. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu güzel yorumunuz için ben teşekkür ediyorum, çok mutlu oldum hoşgeldiniz :) Evett bilinmeyene yolculuk yapmayı çok seviyoruz, umarım keyifli olur sizin için de.. :)

      Sil
  11. Şefim merhaba:)
    Ben efsanelere inanıyorum. Dünyamız o kadar yaşlı ve hareketli ki aklımıza bile gelmeyecek birçok şey yaşanmış olabilir. Mu efsanesi de bunlardan birisi bence...
    Sevgiler diliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah bu ne içten selamlama böyle, merhabaa :)
      Evet aslında etraflıca düşününce ve düşünmenin o nefis büyüsüne kapılınca ihtimaller daha da çoğalıyor. Hem neden olmasın değil mi? ;) Sevgiler benden..

      Sil
  12. Sinan Meydan'ın bu konuda yazdığı kitaplar var okumanızı, tavsiye ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ediyorum, kusuruma bakmayın lütfen bu yorum da yayınlamamış kendisini :(

      Sil
  13. Mu kıtası deyince aklıma ilk gelen isim Atatürk oluyor. Konu üzerine bir kitap var lakin unuttum. Bulup, alıp okumak lazım. Gizemli bir medeniyet. Hatta teknoloji açısından zirve de olan bir medeniyet, diye bir takım bilgiler okumuştum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah evet, bulup da okumalı gerçekten. Teknoloji, bilim ve bence daha birçok konuda ilerilerdi diye düşünüyorum.. :)

      Sil