10 Temmuz 2017 Pazartesi

#sosyolugat14- Kültür& Popüler Kültür

Her ne kadar bir toplumun yapıcı taşlarından biri olarak kültürün ele alındığını bilsek de, bütüne bakıldığında sanat ile olan yol arkadaşlığının da ön planda olduğunu söylemem yanlış olmayacaktır. Oysaki kültür özünde kısıtlayıcı bir rol oynamaktan ziyade, toplum içinde etkileşimin sağlandığı herşeyi kapsayan bir konumdadır. Özellikle sosyoloji, psikoloji, felsefe ya da tarih gibi -ve tabiki daha fazlası- sosyal bilimlerin üyeleri arasında kültürün toplumsal yönü hep bir adım öndedir.
Evet, kültür- sanat ilişkisi göz ardı edilemeyecek kadar geniş ancak muhtemelen çoğu bireyin zihnindeki kültür, topluma dair değerlerin, inançların, davranış kalıplarının ya da ahlaki faktörlerin öğrenilen boyutuna işaret etmektedir. Haliyle kültür denilince uygarlığın da kendisini göstermesi kaçınılmaz olacaktır. Birebir aynı anlamda buluşmasalar da bir kağıdın iki yüzü olarak da tanımlayabiliriz sanırım. Eski zamanlarda, kültür ve uygarlığın her daim daha fazla ahlaki değere doğru ilerleme kaydeden bir çizgide olduğu anlayışını da göz ardı etmemekte fayda var ki ancak bu şekilde bir uygarlık düzeni/ seviyesi kurulabilsin.

Gelelim popüler kültüre... Az önce bahsettiğim kültür havuzunun içindeki tüm unsurlar toplumdan topluma mecburi farklar göstermek durumundadırlar. Yani basit toplum ve karmaşık toplum olarak adlandırılan toplumların kültürel seviyelerindeki homojenlik de doğrudan ayrışmaktadır. Tabi karmaşık toplumların kültürü de tabakalaşmakta... İşte popüler kültür bu ortamın ya da kültürün en yaygın olan ve herkesin kolaylıkla erişim sağladığı tarafıdır. Sınırlar daha esnek, resmiyet daha az ve hatta eğlence faktörü daha çoktur. Yani öyle kasılmalar aman efendim gerilmelerden ziyade insanlar işin kahkahalı tarafındadır. En basit örneğinden televizyon; ona herkes erişebiliyor ve haliyle bir anda insanları etkisi altına alıyor. Tam bir duyan gelmiş modu.
Bir de yüksek kültür meselesi var; hani şu ağır romanların, klasik müziklerin, dans ya da farklı sanatların kendisini sunduğu daha korunaklı alan. Genel anlamda yüksek kültür- popüler kültür birbirlerine eş değerde gibi görülse de aslında tamamen uzak iki alandır. Yüksek kültür unsurlarına insanların ulaşması belki de bir tık daha çaba isteyecektir. Tabi aralarındaki kalite farkına da vurgu yapmadan geçmek olmaz. 
Peki sosyologlar popüler kültürü neden ele almak istemişler? Çünkü bakmışlar ki bu gidişata bir el atmak lazım. E bunu yapabilmenin en doğru yolu halkın arasına karışmak ya da halkı anlayabilmek. Popüler kültür de halkın anında elde edebildiği bir faktörken ve aynı zamanda halkın bilinç düzeyine ışık tutabiliyorken onu incelememek pek de mantıklı olmazdı sanırım. Bir de popüler kültür böylesine yoğunlaşmışken, kapitalist şirketlerin ekmeğine ballı kaymak sürülüyorken geri planda mı kalsalardı yani!
Günümüzde popüler kültürün en etkili aracı olan medya ise çoğu klasik ya da geleneksel kültür taraftarları açısından zararlı görünse de, yıkılmasına izin verilmiyor. Daha doğrusu öyle ya da böyle kimse yıkılmasını arzulamıyor. Toplum birşeylere çaba harcamaktansa hali hazırda kendisini bekleyen aracıları tercih ediyor. Bence alan memnun, satan memnun...

Tepkiler:

4 yorum:

  1. Blogunuzu inceledim ve çok beğendim, sizi de bloguma bekliyorum izlemeye alırsanız sevinirim :)

    http://hastaliktakip.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba hoşgeldiniz :) Teşekkür ederim tabi uğruyorum hemen :)

      Sil
  2. Eşime ne desem bunlar kapitalist düzenin oyunlari der gülüsürz onu aklima getirdim şefcim :) haklisin vallahi

    YanıtlaSil