16 Ekim 2017 Pazartesi

Küçük İlber Ortaylı- Mı?

'Kankaa nerdesin oğlum, başlayacak şimdi sen daha yoksun. Ben en öne ilerledim, ne de olsa küçük İlber Ortaylı' yız değil mi ama, şööyle bir görsün bizi İlber Hoca. Ha ha ha!'...
Dedi hemen önümdeki genç arkadaş. Genç arkadaş diyorum çünkü onlara artık ergen grubu demekten sıkıldım. Hangi sıfatı eklersem ekleyeyim cık, bir gram değişim göstermiyorlar.
Bilenler bilir, canım memleketim Kayseri bir kitap fuarına daha kapılarını açmış durumda şu günlerde. Bu atmosferi tatmak, içinde bulunabilmek bir kitap sever için paha biçilemez. Şöyleyken böyle, böyleyken şöyle diye kitap fuarcılığı yapmak istemiyorum zira buna gerek de duymuyorum. Yaşanması gereken bir eylem bence...
Fuar süresince birçok ismi ağırlayan ortam, bugün de İlber Ortaylı için ev sahipliği modundaydı. Böyle zamanlarda muhtemel kalabalığı bilirsiniz, tahmin eder ya da eş- dost vasıtası ile haberdar olursunuz. Buraya kadar sıkıntı yok. Benim derdim damarlarında akan kana engel olamayan özgüven balonu ergen takımı ile. Şimdi vay efendim şöyleler de böyleler demek de istemiyorum. Fakat gel gör ki ben İlber Ortaylı olsaydım bugün o manasız kalabalığa çıkmaz, bırakın bir saati beş dakika bile söyleşide bulunmazdım. Bulunmazdım arkadaş! Koy bakalım yaş sınırını, nasıl da mis gibi akıp gidiyor sohbet. Hem anlatan hem dinleyen nasıl da zevk alıyor gör o zaman değil mi ama!
Zaten kalabalıktan tek vücut olmuşsun. Ortamdaki oksijen seviyesi eksileri görmüş. Elinde telefon ağzında sakız, tek derdi 'İlber Hoca'yı snap atmak' olan yaşı gençler bir saniye bile susmuyor. Çıkıp da ne anlatacaksın, anlatsan bile kim ne anlayacak? Emin olduğum tek şey o salonun yüzde sekseninin hiçbir şey anlamadığı... Gak dese alkış kıyamet, guk dese çığlıklar. Yavrum evladım madem lakırdı edecektin neden gelip de sinirlerimizin yayını gevşettin a be akıllım? Bir de tabi böyle organizasyonlarda beklentiyi en aza indirgemekte fayda var. Zaten bir ton formalitenin içindesin, kişiyi mi dinleyeyim- ay kameralardan göremiyorum ikilemi içindesin. Sağdan soldan adamcağızın eline çiçek buketi tutuşturmaya çalışan vatandaşla iç içesin. Yahu bırak adam bir konuşsun, cümlesini tamamlasın önce. Hayatın neredeyse tamamından arzını almış bir insan orada senin çiçeğini tutmaya mı uğraşacaktı yani, ah ah...
Tabi diğer yandan İlber Ortaylı da İlber Ortaylı gibi değildi hani. Gerçi ne olacaktı o da ayrı mesele, çıkayım TV' dekiler gibi bir- iki muhabbet edeyim kafasındaydı. 
Tüm bunlar bir yana, kitaplar diğer yana. Neyse ki günün devamında kitaplarla birlikteliğimizin keyfine varabildim. İşte o zaman gözüm kalabalık falan görmedi. 
Kayseri' ye yolunuz düşerse -ki düşebilir yani belli olmaz- kitap fuarına uğramadan geçmeyin derim... 😉✌

*1. kitap fuarı yazdığına bakmayın, aslında öyle değil. Bu defa belediye tarafından desteklendiği için öyle anılması uygun görülmüş.
Bence

20 yorum:

  1. hah haaaaa dünya böyle artıkın yapcak bişi yok :)

    YanıtlaSil
  2. İlber Ortaylı'yı çok seviyorum ama haklısın yazık olmuş, adamın sohbetinden keyif alabilecek, onu anlayabilecek entellektüellik düzeyinde olmayan tiplerle kendisi de eminim çok sıkılmış ve pişman olmuştur belki de..:(((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pişman olmakta da haklı vallahi, konuştuğunu kendi bile pek anlamamıştır diye düşünüyorum. Böyle etkinliklerin hakkı verilebilse keşke, daha güzel olacak..

      Sil
  3. Kayseri'ye iki yıl önce gitmiştik, can dostum var orada. İki gün kaldım, zaten merak ediyordum bir de sevdiğiniz biriyle tanımak ayrı anlam katıyor o şehre, çocuklarla halen anılarımızı konuşuruz.. Bu etkinliği duydum, kursuna gittiğim Ali Ural'ın da bir söyleşisi vardı. Ama bu etkinlikler hep izdiham oluyor, İstanbul'da trafik ve kalabalıktan kitap alamadan döndüğümüz Tüyap hatırlıyorum. Yine de çok güzel etkinlikler artsın inşallah.. Sevgilerimle..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız izdiham oluyor çünkü halen nerede nasıl davranmamız gerektiği hakkında pek fikir sahibi değiliz. Kimisi büyük heyecanla geliyor böyle ortamlara, kimisi de niteliksiz amaçlarla. Hal böyle olunca homojen bir ortam yakalamak zor oluyor. Ama dediğiniz gibi kitaplarla iç içe olmak bile mutluluk veriyor, umarım katlanarak devam eder..
      Çok teşekkür ederim, sevgiler benden.. :)

      Sil
  4. İnsanlar teknolojinin rehavetinden anın heyecanini kaciriyorlar. Dügndede herkes oynamayi birakip resim video canli yayin yapiyo 😂 mevlütlü dügnlere de cok üzlyorum ben kimse hocayi dinlemiyor. Yazik günah :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eveet çok haklısın. Önümdeki gençliğe şu telefonu bırakın artık dememek için zor tuttum kendimi. Ama onlar için o anı telefondan aktarmak ölüm kalım meselesi :D

      Sil
  5. Kayseri benim Anneanemin doğduğu yer.Ama hiç bir bağımız yok ve hiç gitmedim.Umarım uygun bir zamanda oralara gelirim.İlber Ortaylı da bir duayendir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım yolunuz düşer, çok da güzel olur. :)
      Evet, öyle gerçekten de..

      Sil
  6. Duygularını çok iyi anlayabiliyorum. Amaçları konuşmacıdan birkaç şey öğrenmek olduğu için bir şeyler değişecek bu ülkede.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, anlaşılabilmek sevindiriyor. Bakalım o günleri görebilir miyiz..

      Sil
  7. Hayatlar artık selfie kavramı üzerine yürütülüyor ne yazık ki.. Kitap fuarlarını ben de pek bir severim. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle öyle, nefes almak gibi mühim olmuş.
      Sevilmeyecek gibi değil doğrusu.. ;)

      Sil
  8. Benim annem ve anneannemin kayseri maceraları vardır :)
    Hep gitmek istemişizdir ama olmadı bir türlü.
    İlber Ortaylıya da hayranımdır.
    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım yolunuz düşer ilerde o halde :)
      Teşekkür ediyorum, sevgiler benden..

      Sil
  9. Artık herşey göstermelik olmuş.Sosyal medya sağolsun. Gerçekten mi seviyorlar mı sevmiyorlar mı arada kalıyor insan .Yinede böyle etkinlikler iyki var Kitap sevgisi hiç bitmesin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız, bence gerçek anlamda seven kesim oldukça az..
      Eveet hiç bitmesin hem de! ;)

      Sil
  10. Girişte telefonlar toplansın Şefim. Bu böyle olmuyor. :D Ah ah ne çok severim fuarları. Gerçi kitap olsun yeter. İsmi fuar olmasa da olur. Ben telefonu bırakın kendimi unutmuştum kitapların arasında.

    Telefon mevzusuna dönersek, zorunlu olduğu için gittiğim sempozyum vb. şeylerde çoğunlukla sıkılırım ve telefonla uğraştığımı itiraf etmeliyim. Ama kimseyi rahatsız etmedim şimdiye kadar. Bu kadarını yapsa o 'genç' arkadaşlar kafi.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hmm, bu toplama fikri de hiç fena değilmiş aslında ;)
      Tabi ki sıkılınca hepimiz yapıyoruzdur öyle şeyler ama önemli olan etrafımıza da zarar vermemek bence. Ah gençlik ah.. :D

      Sil

Buyursunlar,