7 Kasım 2017 Salı

Kapıldım Gidiyorum

"İnsan insanın kurdudur."

Öyle hak veriyorum ki bu çıkarıma, öyle doğru, öyle doğrudan tecrübe edilmiş. Hani düşünürsün düşünürsün ve eninde sonunda somut bir sonuç elde etmek istersin. İçini kemiren, beyin sınırlarını zorlayan, ruhunu daraltan tüm unsurlara bir dur niteliğindedir o şey. İşte bu cümle de öyle...
Ne istiyoruz birbirimizden ya da derdimiz ne bilmiyorum ama özümüzde öylesine bir bencillik var ki, kendi mutsuzluğumuzu başkasına devretmekten umarsız bir haz duyuyoruz. Çıkarlar, yarışlar, kıyaslamalar ya da ihanetler silsilesi bir yana içimizdeki saf ve iyi niyeti öyle ya da böyle geriye iteliyoruz.
Geçen hafta arkadaşımla şehir dışına kısa bir yolculuk yaptık. Mola sırasında da bir köşede durup insanları incelemeye başladık. Hem çok manasız hem de çok sistematik bir işleyiş vardı. Kimse kimsenin umurunda değildi tabi. Asık, öfkeli ve belki de korkmuş suratlar... Hızla işini halletmeye çabalayan gergin bireyler... 
Şu sıralar insanlara fazlasıyla kafayı takmış durumdayım biliyorum. Sanırım yaş ilerledikçe ve tabi yaşanmışlıklar biriktikçe tahammül sınırlarımda gevşeme yaşıyorum. Eskiden görmezden gelebileceğim çoğu durum şimdi anında bir sorun haline dönüşebiliyor. Eskiden mutlu eden çoğu şey de artık tesir etmiyor tabi. Bir noktadan sonra içinde bulunduğum bu 'ruh hali' dayanılmaz olmaya başladı. Öyle takıntılı ya da problemli bir karakter sergilemiyorum ama yine de insan düşünmeden edemiyor işte...
Hayat zor klişesini dilimize doluyoruz ama hayat ciddi anlamda zor. Zorlayıcı ya da yıpratıcı. Hatta zaman zaman kırıcı. İşte bunlar hep tecrübe değil mi?
Ancak ben herşeye rağmen bireyin karakteristik değerlerinden vazgeçmemesi gerektiğini savunuyorum. Daha doğrusu bir insan nasıl olur da iyiyken iyi ama kötüyken 'tam anlamıyla' kötü olabiliyor, anlamıyorum. Sonuçta insan bir durumdan hoşnutsa hoşnuttur, bir tavır onu rahatsız ediyorsa ediyordur. Ya da bir düşünce sistemine karşı mesafeliyse mesafelidir. Gün geldiğinde bunları unutup tersi hareketler sergileyen insandan ben şüphe duyarım vallahi, eğri oturup doğru konuşalım. Şüphe duymak demek beraberinde mutlak bir sorgulamanın da gelmesi demek. Biraz komik gelebilir fakat insanların bazen şizofrenik hallerinin olduğuna inanmaya başladım sanırım(!)
Bazen çok doluyorum. Üzüyorum kendimi. Belki haksızlık ediyorum kendime. Sanırım en çok da kendime özür borçluyum.
Ha bir de olmak istediğim bir yer var. Özlediğim anılar, insanlar... Yapmak istediğim şeyler var mesela. Uzun uzun konuşmak ve bu tadı doyasıya yaşamak istediğim alanlar... Adına büyümek diyorlar ama, neyse işte...

Bence

22 yorum:

  1. Sevgi saygıyı da yitirdik toplum olarak.. O bana şunu yaptı bunu yaptı ben de ona bunu yapacağım şunu yapacağım diyen insanlar bitiverdi çevremizde. Bu mutsuz, kötü moral saçanları yaşam alanımızın dışına itmek en sağlıklısı bence. Güzel bir konuya değinmişsin, teşekkürler. ❤️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgiyi yitirmişiz de, saygıyı da yitirmişiz gerçekten yahu. Hiç büyümeyen ama memnuniyetsiz çocuklar gibi herkes..
      Bu güzel yorum için ben teşekkür ederim ve kalpler :)

      Sil
  2. Aydınlık taraftan karanlık tarafa geçenleri ben de anlamıyorum arkadaşım, insanları anlamak zor zenaat..:( beni ençok kızdıran da senin yazdığın gibi bencilli, sonra kaypaklık, kıvırtmak geliyor.
    Eline sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle gerçekten Müjde Ablacım, herkesin bir derdi ya da içinde sakladığı çok fazla şeyi var. Ama bunu tüm insanlığa yansıtmak neden değil mi?
      Kıvırtmak da dönemin modası olmuş vallahi, insanlar çok garip..
      Çok teşekkür ediyorumm ;)

      Sil
  3. Daha fazla yaşadıkça, daha fazla insan tanıdıkça belli bir yerden sonra aldırmazlık geliyor insana. Şaşırmıyorsun ve yadırgamıyorsun. İnsan işte deyip geçiyorsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle oluyor değil mi? Ama bu beni yoruyor, daha doğrusu buna alışmak sanırım..

      Sil
  4. Özlediğimiz yer samimi bir ortam belki de..bu kalıplaşma beni mde canımı sıkıyor.
    İnsanların çoğunda aynı etki aynı tepkiyi aynı tavır,neden.
    Özellikle daha genç insanlar nerdeyse aynı..kendimizi kaybediyor olabilir miyiz bilmiyorum ama şundan eminim;ben insanları özledim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız, bence de kendimizi kaybediyoruz. Ne kadar da üzücü ve can sıkıcı..

      Sil
  5. Yazının başlığı, güzel bir tsm bestesinin adı aynı zamanda... okurken sürekli onu mırıldandım :) Bu bir yolculuk, bu yolculukta neleri yanımıza alacağız, neleri istemeyeceğiz, neler bizi heyecanlandıracak ya da mutsuz edecek öğreneceğiz, öğreniyoruz da nitekim.
    Bence güzel bir yazı yazmışsın, sadece pesimistlikten biraz daha sıyrılmak gerek sanırım.. (ya da ben böyle hissettim)
    Sevgiler kocaman :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım ben de onu mırıldanarak yazdım :)
      Bu aralar o pesimistlik yakamı bırakmıyor gibi aslında..
      Teşekkür ederimm, sevgiler benden :)

      dipnot: sizi özledim sevgili Momentos

      Sil
    2. ben de özledim :))) duygular karşılıklı.. minik bir operasyon geçirdim, bu yüzden uğrayamadım bloglara.. :)

      Sil
    3. Çok çok geçmiş olsun, umarım iyisinizdir şimdi..
      Gönüller bir her daim ;))

      Sil
  6. Biraz yüzü gülen insan görsek deli mi ne diyoruz. Surat asanlar insanlar saygı görmeye devam ettikçe bu düzen değişmez. Şirketler bile asık suratlı çalışana daha fazla prim veriyor. Gülmeyi unutmayız inşallah.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah evet bir de öyle bir problemimiz(!) var. Umarım unutmayız ama bu gidişler zor gibi..

      Sil
  7. Geçen metrodayım. Kapıyla yüz yüzeyiz. Yansımamla bakışıyoruz. Ben güldüm, yansımam da bana güldü. Sonuç; ikimiz de mutlu olduk. Ama çevredekiler pek mutlu değildi. Deli mi ne bakışı attılar. :D

    Yine bir gün de fakülteye gidiyorum koştura koştura. Tanımadığım bir kız bana gülümsedi ama o gülümsemedeki sıcaklık o kadar tanıdıktı ki. Mutlu mutlu gittim derse. ^^

    Formül basit aslında. Hikmet basitlikte.

    NOT: Şefim yaşlanmak için çok gençsin daha. :P

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aa en güzeliymiş vallahi, çevredekiler pek mühim değil :D
      Haklısın Fricim, olay baya basit gerçekten de. ;)

      nota not: eninde sonunda bu yolun yolcusuyuz! :D

      Sil
  8. insanlardan uzak durmak iyidiiir :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dursan bir dert, durmasan başka.. ;)

      Sil
  9. Çok doğru, bazen insanlara anlam vermek çok zor. :) Zaman geçtikçe dünyada olup bitenler insanın karşısına daha atik ve tüm gerçekliğiyle çıkıyor sanki. :) Çok hoş bir yazıydı şef, kalemine sağlık! ^_^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle öyle, bir de dikkatini o yöne verdiysen bu tarz olayların arkası kesilmiyor.
      Bu güzel yorum için ben teşekkür ederimm, sevgiler.. :)

      Sil
  10. Sanırım 25lerinde falansın,maalesef büyüyorsun ve sanki biraz hızlı :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rakamların bir önemi var mı, belki de o büyüme eylemi çoktan gerçekleşmiştir..

      Sil

Buyursunlar,