16 Kasım 2017 Perşembe

Neyin Kafası?

Oldukça yakın mesafeden bir uçak geçiyordu. Bahçedeki çocuklar bir anda çığlık çığlığa koşturmaya başladılar. İçlerinden birisi -büyümeye meraklı olanından- 'uzaylılar geldii, kaçıın, ışın atacaklaar!' diye bağırınca istemsizce oturduğum yerden patlattım kahkahayı. 'Sen çok yaşa be çocuk' diye bağırmak istedim pencereyi açıp. Ama bağıramadım. Neden? ...? Bir nedeni var ya da yok, hayatı biraz da böyle yaşamak lazım diye iç geçirerek kızdım kendime.
İlan: arkadaşlık ilişkileri dünyanın en absürt olayıdır! Evet, nihayet insanlık bu durumu algılamaya başladı. Sağda solda millete açıklama yapacağım diye canım çıkıyordu. Hoş, suç bende. Neyi kime açıklıyorsun ah be canıım!? WhatsApp durumuma 'rica ediyorum benimle iletişimi kesin, yormayın beni' yazacak seviyedeyim. Ya da şey; 'bu kafaları nasıl yaşıyorsunuz, biri beni de aydınlatsın' falan. Ama yazamıyorum. Neden? Hem dolu dolu nedeni var hem de yok. Hayatı böyle yaşayamadığım için de kızdım kendime.
'Ayaklar baş oldu, başlar ayak...' Nasıl da seviyorum seni cümlecik, haberin var mı? Bazen monoton herhangi bir eylemle uğraşırken bir dalga silsilesi geliyor. Siz deyin geçmişe öfke, ben diyeyim aklın sonradan gelmesi... Neyse, insan kendisini çok kolay gaza getirebiliyormuş yahu anladım gerçekten. Akıl- fikir ikilisi olmasa işimiz zordu. Tabi bir de farkındalık.
Aslında bir insan bir insanı seviyorsa gerisi önemsizdir mantığı pek bana göre değil. Çünkü hayat bu derece toz pembe hiç değil. Fakat aynı zamanda sevgi -aşk değil, gerçek sevgi- uğruna yapılacak fedakarlıkların çoğunu da hak ediyordur. İnsan doğasının mutlak bir çekim yasası üzerine inşa edildiği düşünülürse durumu olağan karşılamak kolaylaşacaktır. Aşk meselesine girmiyorum zira sıkıldım, ne uzuyor ne de kısalıyor mevzu. Neyse, diyeceğim şu. Öznesi geniş kapsamlı, yani ne bileyim kendim dahil her birey üzerine alınabilir bunu bence. Sağa dönüyor, sola dönüyor, konuşabiliyor, düşünebiliyor(!), nefes alabiliyor ve hatta yeri geldiğinde bilim insanı olabiliyoruz. Ancak şu hayatı kendimize on bilinmeyenli denklem haline getirmekten bir türlü vazgeçmiyoruz. Bu neyin kafasıdır yahu! Konu sevgi üzerindeyken hadi oradan devam edeyim; seviyor musunuz birbirinizi, evet. İkinizin de bundan haberi var mı, evet. Uyumlu musunuz, evet. Muhabbet edebiliyor musunuz, evet. Yaşam tarzınız benziyor mu, evet. Ee? Cevap: 'Ama işte olmaz.' Şimdi gel de cinnet geçirme.
Bir tiyatro oyununda, bir müzikalde, dramada veya her ne olursa, yer almak istiyorum. Daha doğrusu sanırım drama günlerimi özlediğim ve tekrar kavuşmak istediğim için içimde böyle hafifinden komik dürtüler var. Hayat bazen insanı çok bunaltıyor, eh güzel şeyler de lazım... Mesela bir şarkıyı tadını çıkara çıkara söylemek gibi. 
Sanırım hayatımın sonuna kadar hayvan anlayışı olamayan insanlara karşı cephe alacağım. 'Evcil hayvanım hasta, ben bile oldukça titizlenerek dokunuyorum, rahatsız olmasından çekiniyorum' diyorum. 'Amaan canım hayvan o bırak kenara koy kabına mamasını iyileşir. Sen de ne abartıyorsun, ha ha ha' diyor. Bir beş saniye kadar tepkisiz kalıp iletişimi kesiyorum. 'Neyin kafasındaysan git benden uzakta yaşa kafanı' demek istiyorum. Ama diyemiyorum. Neden? ...? Ben yine kendime kızıyorum...

Bence

28 yorum:

  1. Sevginin her şeye yetmesi lazım ama niye yetmiyor ben de anlamıyorum. Çok şeyi bir arada mı istiyor insanoğlu/kızı acaba? Her şey dört dörtlük olsun, ev alır gibi hem güneş alsın,hem masrafsız, hem önü açık, yeterince yüksek, en üst kat olmasın ama hırsız tırmanacak kadar alçak da olmasın...vs. vs. Hayvan anlayışı olmayan insanlar evet imzamı atıyorum benden uzak olsunlar hatta...
    Eline sağlık arkadaşım keyifle okudum.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazarken tam da aynı şeyi düşündüm Müjde Ablacım, çok mu şey istiyoruz yoksa ne istediğimizi mi bilmiyoruz ki yaşıyoruz böyle şeyler, karar veremiyorum ben de. Doyumsuzluk da cabası..
      Hayvan anlayışı konusunda en iyi siz anlarsınız beni :)
      Çok teşekkür ediyorum, sevgilerimi yolluyorum.. :)

      Sil
  2. Çocukken uzaylı hikayelerinden ne korkardım ya.🙈 Bu kısım bana çocukluğumu hatırlattı.☺️
    Malesef ki çok şeyi içimizde yaşıyoruz günümüzde. Gerçek düşüncelerimizi söylemek istediklermizi '' Bu şöyle anlar şu böyle anlar. Yok en iyisi başka türlü söyleyeyim ifade edeyim ya da davranayım'' diye diye biz biz olmaktan çıktık. Elalemin fikrine göre davranışlarımız söylemlerimiz şekillenir oldu..
    Köpeğine üzüldüm.. ☹️ Çok geçmiş olsun.. Öyle insanlara da diyecek lafım yok gerçekten hiç mi vicdan merhamet yok ya..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne üzücü ama gerçekten de davranışlarımızı şekillendirenler hep başkaları. 'Kim ne isterse anlasın, düşünsün, hissetsin' diyecek cesareti bulamıyoruz belki de kim bilir..
      Hem ben hem köpeğim teşekkür ediyoruz :) Artık ben de ne vicdan ne de merhamet olmadığını düşünmeye başladım doğrusu..

      Sil
  3. hehe hoş anlatmışsın. takılma şu arkadaşlıklaraaa ilişkilereee :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ediyorumm Deep, ah evet o takılmama olayını yakın zamanda halletmeyi umuyorum.. :)

      Sil
  4. Bence demelisin. Bazı insanlara haddini ve yerini bildirmek gerekiyor. :)

    Herkes ayrı bir alem dimi. Kral da cok kralcıda. En iyisi hosuna gitmedi mi kes iliskini birak gitsin. Kafan daha rahat olur :) kalp kalp kalpppllllerrrrr💕💕

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru dedin, herkes her işin ustası olmuş yahu. Eskiden bu duruma üzülürdüm ama artık dediğin gibi herkesin yerini bilmesi lazım :)
      En büyük kalpler benden sanaa! (şuraya da bir emoji koyamadılar gitti :D )

      Sil
  5. Okurken biraz kendini buldum kelimelerin arasında hayat bazen gerçekten çok yoruyor sağolsun 😊😀ama işte hayatin gayesi ne yazıkki...hayatta en iyi arkadaş senindir birde anneler ....boşver takılma kendini bilmezleri dilerim hayat sana hep güzellikler getirsin inşallah sevgiler 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nasıl güzel bir dilek öyle, teşekkür ediyorumm umarım hayat hepimize güzellikler sunar :)
      Hayat yoruyor, hırpalıyor ama öyle ya da böyle devam ediyor. Takılmama konusunda pratik yapmalıyım sanırım..
      Sevgiler benden :)

      Sil
  6. Yazdıklarını okurken sanki hepsini ben yazmışım gibi hissettim. Bahsettiğin her konuda neredeyse birebir aynı düşünüyoruz. O yüzden çok tanıdı geldi cümlelerin.

    Bu arada ben çocukken saatlerce pencere bekler, uzaylıların gelip hooop diye beni uzay gemilerine ışınlamasını beklerdim. Sanırım o zamanlar ET filminin etkisi :p Biz daha bir olumlu bakıyormuşuz uzaylılara demek ki :p

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaa çok sevindim o haldee!
      Hihihi, çocuk ne izlediyse kim bilir, aklına ilk gelen şey ışın atılması :D Oysaki dediğin gibi bir uzaylıdan en fazla beklenilecek şey galaksilere yolculuk falandır yani :D

      Sil
  7. Ah o çocuk kafası hep kalsa,arada bile içimizden çıksa hayatımızı güzelleştirmeye yeter.
    Ya herkes "mış" gibi yaşadığı için samimiyet az,öyle olunca da samimi dostluklar zor kuruluyor artık.
    Şu hayvanlara eşya muamelesi yapanlara da sinir oluyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Samimiyet bence de artık çok değersizleşti, üzücü bir durum.
      Ben de çok sinir oluyorum ama umarım bu anlayışsızlık biter..

      Sil
  8. Güzel konulara değinmişsin canım . Beni de en çok evcil hayvan kısmı etkiledi . Bakmayan anlamıyor . Bakmaya da gerek yok ya yine de anlamamamk kolay geliyor. Hadi anlamıyor bari sus demi . Yok bir de küçümsüyorlar . Ya onun yaptığı arkadaslığı bile yapamıyorsun ki ... En iyisimi boşver . Ben öyle yapıyorum . 😊 Sevgiler . 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anlamamak kolay geliyor, oh be işte bu!
      Boşvermek de bazen tükeniyor ama yine de lazım bence de.. Teşekkür ediyorum, sevgiler benden.. :)

      Sil
  9. Karşılıklı sohbet etmiş gibi hissettim. Ama bu yetmez. Karşına geçeceğim bir gün şefim. :D

    Yazının sonunda sevgiyi de mi boş çikolata kavanozuna dönüştürdük diye düşündüm. Kapağını acıyorsun, az biraz dibinde kalmış. Sıyırsan dert, sıyırmasan dert.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oley sözümü aldım Fricim, bir kahve içip uzun muhabbetler edeceğiz birgün, inanıyorum.. :D
      Ah o ne güzel bir benzetmeydi öyle, yazımı tamamladı beni rahatlattı..

      Sil
  10. İlişkiler hep karmaşık ve yapmacık gerçektende. Düşündüklerini söyleyemiyorsun çünkü hoşuna gitmez, doğru olsa bile üzülürler falan insanlar. Hem zaten hiç kimsede yoğurdum ekşi demez ki. Doğru olduğunu bilse bile sen kötü olursun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız tamamen katılıyorum ama artık insanların gerçek doğruları da işin içine katması gerek. Hem de acilen..

      Sil
  11. Hayvanları seviyorum ama sorumluluğu yüksek olduğu için bakmaya cesaret edemiyorum.Bu dünya sadece insanlara ait değil,hep birlikte yaşamayı öğrenmeliyiz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biz bunu ne zaman, nasıl öğreneceğiz ? O günler yakın mıdır ki, lütfen yakın olsun..

      Sil
  12. Şef gel birlikte söyleyelim; "neyin kafasındaysan git benden uzakta yaşa kafanı". Zira bende kelimesi kelimesine aynı dertten muzdaribim. İçim sıkılıyor, ruhum daralıyor düşündükçe. Sevgi yetmiyor, değerse bazılarına çok fazla geliyor ne yapıcaz? Bir de iyi niyetli olmamız, ah o iyi niyetimiz! Kırılmasın, darılmasın, içime atayım, görmezden geleyim diye diye... Yok ya valla gel senle söyleyelim. Bir kedinin başının okşanmasında ki mutluluğu yakalayamadım hayatımda, insanlardan mutluluk çıkmıyor. Bazıları enerji sömürücü, duygu vampirleri. Gel söyleyelim, uzakta yaşasınlar.
    Yüreğine kalemine sağlık, canımsın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Söyleyelim vallahi. Böyle hislerimin karşılığı olan yorumları aldıkça nasıl pamuk gibi hafifliyorum belli değil. Ah o iyi niyetimiz ah! Ah bile ederken burkuluyor içim ama tabi olan oluyor, biten bitiyor..
      Çok teşekkür ediyorumm ve bir de şöyle kocaman parlak, atıp duranından bir kalp bırakıyorum.. ;)

      Sil
  13. Keşke hep çocuk kalsak ta korksak uzaylılardan dedim yazını okurken. Düşünerek konuşmak kimi zaman iyi kimi zaman da kötü maalesef bu devirde Bu arada Blog keşif etkinliğinden geliyorum g+ ve blogtan takipteyim bana da beklerim www.masalzehra.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke kalabilsek bence de..
      Hoşgeldiniz, hemen uğruyorum :)

      Sil
  14. uzaylılar geldii, kaçıın, ışın atacaklaar! :) ahhahha akşam akşam iyi geldi bu yayın bana :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hihihi, ben de zaman zaman o çığlığı hatırlayarak keyiflenmeye çalışıyorum :)) Çok sevindim o halde ;)

      Sil

Buyursunlar,