4 Aralık 2017 Pazartesi

Eski Bir Eski

Tavşan dağa küsmüş, dağ snap atıyormuş!

Eski zamanlar ne zormuş değil mi? Garip bir durgunluk, anlamlandırılamayan bir kasıntı ve bol bol cahillik varmış. Milenyum çağı gençleri için 'of be anane sen de çıkıp istemiyorum demedin mi yani, efso saçmaağğ' demesi kolay. Sen git bir de o dönemin o gününde yaşa da gör bakalım efso saçma olan şeyi.
Hepsi birbirinin kopyası olan cahillikler silsilesini yazmaya ne günler yeter ne de sabır, biliyorum. Çünkü cahiller arkadaş, bunun başka bir açıklaması yok. En zeki geçineni bile zamanında bazı suskunluklara maruz kalmış ne yazık ki. Dolayısıyla kelimeleri bu bilinen gerçekler için harcamayı şuan gerekli görmüyorum. Gel gelelim vakti zamanında oldukça popüler olan ve muhtemelen çoğu akraba arasında yaşanan fakat her nasılsa ucu bucağı spesifik bir nedene bağlanmayan küslük meseleleri benim canımı sıkar. Büyükler o hikayeleri anlatırken bile dayanamam, haksızlığa karşı geleyim derim ama şahıslar çoktan terk- i diyar eyledikleri için öylece kalırım. 😁
Vakti zamanında oldukça muhabbetli olan akrabalar arasında görünürde alacak- verecek davası fakat içine girince bir boşluk olduğu anlaşılan durum yüzünden ufak bir husumet oluşmuş. Bir de bilirsiniz, o dönemler telefon yok internet yok. WhatsApp üzerinden grup da kurulamamış. Haliyle laf oradan oraya savrulmuş da savrulmuş. Olabilir, empati kurunca mantıklı taraflarına ulaşılabilir. Fakat bu meselenin günümüze kadar taşınıp da aynı hararetiyle devam ettirilmesini ben anlayamam açıkçası. Çünkü saçma ve aynı zamanda geçerliliğini de çoktan yitirmiş durumda. O halde bu gururdan kabaran benlikler neden değil mi ama?
Evet, gelelim gurur meselesine. Nasıl da abartıyoruz, nasıl da süslüyor ve alevli tabaklarda sunuyoruz öyle! Tek derdimiz ona zarar gelmemesi ya da ona kimsenin dokunmaması veya el sürülmemesi bla bla bla... Gururu yüzünden eşini, evlatlarını, çevresini silmiş insan var yahu bu dünya üzerinde, değiyor mu gerçekten?
Neyse neyse laf dağılmasın. Küslük -özellikle bir sebebi yokken- kesinlikle empati kuramayacağım bir konumda. Bunun yanı sıra bazı insanlar karakteri nedeniyle konuşarak anlaşmaktan kaçınıyor. Çok fazla örneğine rastladım, bu da işin cilveli kısmı sanırım...
Öyle ya da böyle zamanı belli olmayan bir dönemde geride bırakılacaklar için çok da kasmamak lazım. 'Haydi eller havaya, sal gitsin' modu da değil bu. Düz olmak yahu, işte aradığım kelime! Şöyle dümdüz akması birşeylerin... İnsanların açık olması, yerine göre davranması ve ufaktan bir de mantık diyarına yol alması tek istediğim belki de. Zor mu? Bence değil. 


Bence

16 yorum:

  1. Değil elbette. Fakat mantık dediğin yeni dünyanın icadı işte. O zamanlar bir yürek varmış, bir de akıl. İkisinden birini ya da hiçbirini kullanırmışsın. Sonra küslük neden mantıksız olsundu ki? Zaten istemeseler küserler mi ki? Demek ki gönülleri varmış. Ben böyle düşünüyorum en azından, şef. İnsanın gönlü olmasa bir bahane bulur, küstüğüyle barışır. Demek zaten sevmiyormuş. Sevmek istemiyormuş.

    Eh, ona daha çare bulunamadı. Sevmedikten sonra çağlar değil, hisler konuşur. Onun üzerine söz söylenemiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir yürek varmış bir de akıl, evet bu konuda haklısın bence de. Kendilerince haklı sebepleri olmasa bile durumu buna bağlayabiliriz belki. Peki ya günümüz? Günümüzde bu durumu anlayamam ama dediğin gibi zaten küsmek isterlermiş, bir bahane arıyorlarmış ise kabulümdür. Sevmesin ne yapalım..

      Sil
  2. Konuşmak muhteşemdir ama herkes tercih etmez ve evet o ego çok tatlı olabiliyor bazen sudan sebeplerle görünmeyen insanların çoğu da küsme sebebini unutuyor bir sonra sonra..Ne kalıyor ellerinde ben de anlamış değilim hani faydası ne bu tavrın kendileri de bilmiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız, bu hikayede de küslüğün bir sebebi yok. Unutulmuş. İletişimsizlikten araya mesafe girmiş boş yere.
      Ben de hiç anlamıyorum ne kalıyor ellerinde..

      Sil
  3. Aslında küslüklerin çok uzatılmaması gerekir; tabi arada hak yeme, yalan söyleme, zarar verme durumu yoksa. Birbirlerini gerçekten seven insanların hem çevrelerini hem de kendilerini yormamaları için tatlı tatlı barışmaları gerekir. O soğuk kibirli uzaklaşmalar, 'o benim ayağıma kapansın' temennileri bir yerden sonra saçmalık oluyor.

    Ama diğer taraftan da gururu severim. Herhalde eski zamanlarda yaşasam bir hayli gururuma yenik düşerdim ben de. Ki bayılıyorum eskilere :D Şimdi deseler seni o zamanlara ışınlayalım, hiç şu anı düşünmem, o derece :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah, tam da aradığım şeydi bu 'o benim ayağıma kapansın' mevzusu, çok yaşayın siz! Bana göre bu oldukça kalıplaşmış bir gurur.
      Eskileri ben de severim, komik de bulurum ama işte şu durumları da olmasa ışınlanır giderdik gül gibi :D

      Sil
  4. Bende çok gururluyumdur ama durduk yere yapmam. Birisi gerçekten beni kırdıysa evet hatasını anlamadığı sürecede ilgilenmem onunla. Ayrıca bana değer vermiyorsa bende ona değer vermem. Ama nefret de etmem. Çok net huylarım vardır. Beni sileni silerim. Seveni severim. Gelene koşarım. :)

    Eski kaynanalar gelinlerine cok cektirmisler yaa. Arkalarından herkes ayrı bir sey söylüyor. Allah yardımcıları olsun çok ah almışlar. Ama hala bu devirde bunu yapanlar var inanabiliyor musun ? Hala çok cahil var hayatımızda. Ama sonu gelmiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En güzeli net huylara sahip olmak bence. Günümüzde çoğu kişinin aslında nasıl tavır sergileyeceğini bilmemesi bir problem..
      Haklısın halen o anlayışı devam ettirenler var ama ne diyelim, yapacak birşey yok.
      Güzel yorumuna sağlık :)

      Sil
  5. Alacak verecek yüzünden küsmeler hiç anlamadığım bir şey, şükür böyle şeyler olmadı yakın ailemde (kardeşler, rahmetli dayım, amcam) ama garip şekilde sebepsiz küslükler oldu. Hani kavga edersin filan anları yok. Hala sebebini anlamış değilim mesela benim dayımın kızı ile görüşmüyoruz oysa bir zamanlar o kadar yakındık ki...sonradan zamanla uzaklaştı, önce şehir değiştirdi, biz bunu bir şekilde bulduk birbirimize nasıl mektuplar yazdık komiklikler gırla, vs. sonra bu mektup yazmayı bıraktı, güya bir şeyler yüzünden depresyona girmiş sonra evlendi filan yine eh arada görüşüyorduk sonra tamamen yabancı gibi davranmaya başladı şaştık kaldık...hala da sebebini bilmiyorum:(

    ay içimi döktüm valla kusura bakma...
    çok beğendim yazını belli olmuştur zaten:) Eline sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anlatmak istediklerimin tam örneği olmuş bu yorum Müjde Ablacım, tamamlandı yazım vallahi. Ortada bir sebep yok, sorgulasan boşa çıkıyor ama yine de o ilginç durum devam ediyor. Ben de bunu anlayamam işte. Ne uzalıyor mevzu ne de kısalıyor..
      Ah kusur olur mu hiç, güzel yorumlarınız her zaman mutlu eder beni :) Çok teşekkür ediyorum :)

      Sil
  6. Ahh şef ne güzel yazmışsın. insanların egoları, bilinçsizlikleri, haksızlıkları ah ahh... emeğine sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah edecekler listesi kabarıyor değil mi? Teşekkür ederimm..

      Sil
  7. Ben küsmeyi beceremem. En fazla iki gün. Zaten mantık fakiriyim. Kalbimi dinlerim. O da oradan oraya sürükler beni. :D Bana da mantıksız geliyor böyle küslükler bu yüzden. Dinlerken güler geçerim. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En güzeli biliyor musun, kafa rahat sen rahat oh mis :D

      Sil
  8. Bazıları da kalbinin sesini dinleyip küsüyor.Yok,ben değil.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kalp küsünce de kolay dayanılmıyor hani..

      Sil

Buyursunlar,