9 Ocak 2018 Salı

Rol Yapma, Rol Yapma!

Bazı acılar insanın yüreğine öyle derin işliyor ki, ne devam edecek derman ne de yerinde kalacak sabır bırakıyor ardında. Güneşli günler öyle her sabah hazırca gelmiyor mesela. Çiçekler her dönem açmıyor. Kuşlar da ötmüyordur belki. Belki de hepsi -mış gibidir, ben gibi...
"Yahu nesin sen be , dengesiz misin? İradesiz misin yoksa sabırlı mı? Nasıl başarıyorsun ağlarken gülebilmeyi, gerginken muhabbet edebilmeyi? Nasıl yaşıyorsun böyle?"

Kendime not: istemek her durumu çözmez, ne sen kendini yor ne de başka şeyler için yorul. 
Kendime yeniden not: eh, bunu yapmak da öyle kolay değil hani. Sayısız kereler yor ve yorul ki, bir sabah bu tecrübeyi edinmiş ol.

Farkındayım, biliyorum, düşünüyorum fakat bazı şeyleri bünyeme öyle kolay kolay harmanlayamıyorum. Hayatın mı canı bana sıkkın yoksa intikam mı alıyor bilemiyorum ama, açıkçası bazı spesifik vuruculukların yeniden nefes almaya başlamasından hoşlanmıyorum. Hatta bu beni bir nebze öfkeli bir insan haline dönüştürüyor.
Kimse benden dört dörtlük bir yaşam düzeni beklemesin, benim de kimseden beklemediğim gibi. Çünkü beklenmez. Çünkü hayat dümdüz bir yoldan ibaret değil. İneceksin, çıkacaksın, kaybolacak ve yıpranacaksın. Ama en çok da bunu defalarca tekrarlamaktan usanmayacaksın. 
İnsana verilmiş en büyük armağan eleştirilebilir bir varlık olması bence. Benliğine dışarıdan bakan onlarca göz var, sen yapamıyorken. Sesini karşıdan duyan, gözlerine karşıdan bakan ve tavırlarını karşıdan inceleyen birileri. Daha ne olsun yahu!
Takıntı ile zaaf arasında, gitmek ile kalmak kıyısında bir yerlerdeyim. Üzülüyor, gülüyor, öfkeleniyor ve belki de bekliyorum. Fakat bu, böyle işte. Bir hesap mı vermem gerekiyor, açıklama yapmam ya da raporlar sunmam mı yoksa? Yoksa hepsini aynı anda yapmam mı? Bence hiçbiri...
Gel gelelim birilerine birşeyleri diyememek beni oldukça rahatsız ediyor şu sıralar. Daha doğrusu olması gereken konuşmaları bile yapamamak... 
Ama olsun, hadi bakalım bu defa da canın sağ olsun be hayat. Sen kazandım say...


Bence

16 yorum:

  1. Bence de kimseye hesap vermeden yaşayabilmeliyiz. Kimseden hesap sormadığım gibi kimse de bana sormasın istiyorum ben de çoğunlukla ama insanlar bazen yapışıp bırakmıyorlar. Kendinizi çok fazla üzmeyin ve takılmayın. Ben de takıntılıyım ve pek iyi bir şey değil...
    Bu arada iletişim eklentiniz çalışmıyor sanırım, bir e posta göndermiştim ama sanırım göndermedi...
    Haber vereyim dedim, mimlendiniz, mimledim sizi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Üzülmek değil de, kendisine yapılmasını istemediği şeyi başkasına yapan insanlara duyulan sabır yitimi diyelim ;)
      Ah, bir sorunu yoktu aslında ama hemen bakıyorum, kusura bakmayın. Koşuyorum mime, teşekkür ederim :))

      Sil
  2. Hayat hiç kimsenin kusurlarına kafa yormaya yetmeyecek kadar kısa...İnsanlar bunu bir anlasa... Her kes kendi hayatına, kendi işine baksa... Ne de güzel olurdu... Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne de güzel dediniz öyle! Yorumunuza sağlık, belki birgün anlayan olur..
      Sevgiler benden..

      Sil
  3. hiç kimse dörtdörtlük değildir. kimse kimseden mükemmel olmasını bekleyemez. sende kendine bu kadar yüklenme akışına bırak derler ya işte sende öyle yap boşver her insan kendine göre imtihanlardan geçer sende sabret inan sonunda hep mutlu olan sen olursun:))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım bu aralar güvendiğim tek cümle 'akışına bırak'.. ;))

      Sil
  4. Şahane bir anlatımdı, kendine dışardan bakmayı ve yazma cesaretini göstermen takdire şayan. Ben de böyleyimdir.
    Canım, hayat kazanmıyor, oyun kurmuş oynuyor işte. Gücüne kavuşacaksın, bunu biliyorsun. Hakiki insan olmak budur işte. Kızdığın, takıldığın şeylerde haklı olduğunun ispatı bu yazın. Kutlarım. Gözlerinden sevgiyle öperim canım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ece Ablacım çok haklısınız, hayat bir düzenin içine kurmuş kendisini, oynuyor da oynuyor ne yazık ki.
      İçimi ısıtan yorumunuz için çok teşekkür ediyorum, ben de kucak dolusu sevgilerimi gönderiyorum..

      Sil
  5. "Kendine yapılmasını istemediğin şeyi, başkasına da yapmamak" işte en sevdiğim sözlerden biri, keşke herkes böyle yapsa, yalnız rahatsız olacağına bence dobra dobra söyle içinden geçeni. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah keşke Müjde Ablam. Gerçi ben keşkeleri de sevmem ama bazen hayat ciddi anlamda 'keşke'..
      Çok teşekkür ediyorum, sevgilerimle :)

      Sil
  6. avazım çıktığı kadar bağırarak söylemek istediklerimi ne kadar güzel toparlayıp yazmışsınız anlatamam. Yüreğine sağlık... (Hadsizlerin çoğalma mevsimi sanırım ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne mutlu oldum bu yoruma öyle! En azından diyorum, yalnız değilmişim. Bu bile iyi hissetmek için bir sebep.. :)
      Çok teşekkür ediyorum.

      Sil
  7. rol yok! :)
    :)
    ben de bekliyorum bloguma, sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hihihi, umarım yoktur diyelim o halde ;)
      Teşekkür ediyorum, sevgiler benden.. :)

      Sil
  8. İstemek her durumu çözmez, çözmek için gayret lazım. Gayret edince de her durum çözülmez. Bizim dışımızda gelişen şeyler vardır.
    Bakış açısı katan bir yazı. Teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım bu yorum yazımın tamamlayıcısı oldu.
      Ben teşekkür ediyorum, yorumunuza sağlık :)

      Sil

Buyursunlar,