6 Mart 2018 Salı

Acılar ve Diğer Şeyler

Acıyı yarıştırmak.

Evet, birkaç gündür kafamda bu kelimecikler dolaşıp duruyor öylece. Bir yanım 'saçmalama, olur mu öyle şey' derken diğer yanım 'eh, insan bu alış anacım' diyor usulca. Sanırım bazı şeylere alışmaya çalışmaktan yoruldum...
Bir acıyı bilirsin, hissedersin, belki bir nebze anlayış sağlayabilirsin. Fakat bana göre gezegende hiçbir noktada hiçbir acı yarıştırılamaz. Bu yüzdendir oldum olası sorunlarının, içsel duygularının ve acı olarak adlandırdıklarının reklamını yapanlardan iterim kendimi. Yahu hem biz kim oluyoruz da tutup acıları sıradanlaştırma hakkını kendimizde buluyoruz a dostlar!
Bir kere şunu kabul edelim; hayat zor. Yokuşlar dik. İnsanlar mutsuz ve hayat akıyor. Bir toplum olmayı beceremeyen ancak mış gibi yapan biz bireylere düşen en net görev sanırım bu zorluklar silsilesinde yaşadığımız acıları dilimize dolamak olacak. Bu kelimelerim biraz garip kaçabilir fakat, hatırı sayılır bir süredir insanlığın acı ile varoluşunu sergilediğini ve -ne saçmadır ki- bu acıdan çıkar sağladığını düşünüyorum. 'Aman be sen de abartma, kimseyi de havadan suçlama' seslerini duyar gibiyim. Doğrudur. Fakat ben kesinlikle keskin bir genelleme peşinde değilim. Benim derdim kaçak dövüşenlerle...
Ufak bir örnek; bundan yıllar yıllar evvel -henüz tebessümün gerçek anlamını yitirmemişken- çevresi tarafından sürekli gülen, mutlu, heyecanlı olarak nitelendirilen birisi bir akşam üzeri hafif bir kar atıştırıyorken bana duygusal anlamda içinde tuttuğu hislerini anlatmıştı. Bakış açısı bu ya, bana göre anlattıklarının çoğu dönemin şartlarına göre aslında keyif verici şeylerdi. Fakat işte hayat böyledir, size sunulan kabın şeklini alma ihtiyacı hissedersiniz. Yani en azından o hissetmişti. Hissetmişti ki içindekileri devasa bir öfkeyle dışa savurmuştu. Sonra da 'sen zaten böyle büyük bir acıyı nasıl yaşayabilirsin ki' gibi yoğun bir cümle kurmuştu... Çok daha büyüklerini yaşadım ve kendisinin asla haberi olmadı. ✌
Kimilerine göre hayat iki seçeneklidir; ya iyi olursun ya da kötü. Kimilerine göre ise hayatta ancak kötü görünerek ulaşabilirsin bazı şeylere. İşte böylesi bireyler hangi konumda olurlarsa olsunlar acıyı bir sığınak kabul ederler. İşleri, sağlıkları, hayat duruşları her daim zorba ve acı dolu süreçler geçirir. Tabi hiçbir canlı da onların yaşadığı bu acıya ulaşma mertebesi edinemez(!)
Gezegen gereksiz insanlar için oldukça büyük fakat gereksiz düşünce yapıları için de tek bir toz tanesi. Bence bir insanın düşebileceği en alt seviye, bir acıyı başka bir acıya çarpmaktır. Ha, tabi vakti zamanında birileri bir acıyı yarıştırma enstitüsü kurmuşsa ve işi de resmiyete dökmüşse(!), ne diyelim, vah ki ne vah!..
Bence

12 yorum:

  1. Bu yazıda bir yerlere gönderme vardı galiba da ben tam anlayamadım . 😂 Ama ben acı konusunda herkesin acısı kendine diye düşünürüm . Kimsenin acısını küçümsemem . Sen buna mı üzülüyorsun bak A kişisi neler yaşıyor demem . Örnek veririm bak daha kötüleri var üzülme derim ama küçümsemem . Çünkü dedim ya herkesin acısı kendine . Hepimiz çok güçlü insanlar değiliz . Hepimiz yaşadığımız zor şeyleri aynı güçle omuzlanamıyoruz . O yüzden herkesin acısı kendine ağırdır . Bir de acısıyla milleti etrafına toplamaya calısanlar , kendini acınası hale getirenler var . Onlara diyecek sözüm yok ne halleri varsa görsünler ... Ay ne çok konuştum. 😂 Mutlu akşamlar .🌸🌸🌸

    YanıtlaSil
  2. Ay vallahi şu yorumdan sonra derin bir oh çektim! Yazdıklarımın tam karşılığı olmuş bu yorum, tamamlanmış adeta.. ;))
    Hepsine de tüm kalbimle katılıyorum ve bence de ne halleri varsa görsünler, hihihi :D
    Çok teşekkür ediyorum, sevgilerimi yolluyorumm :)

    YanıtlaSil
  3. Açıkçası üzülmeyi ve acı çekmeyi yıllar önce bıraktım. Çevremdekilere de bunu tavsiye ediyorum. Hayat kısa. Rabb'im ölüm acısı vermesin yeter ki. Kalan her şey bir şekilde çözülür. Kimi zaman saçma bir konuyu bile gerçek bir acıymış gibi gösterme çabaları. Acıları küçümsediğimden değil ama bana göre kafaya takmak gereksiz. Açıkçası sevdiklerin yanındaysa çok da takmamak gerek. Her şey bir şekilde hallolur. Sevgiler canım :)

    YanıtlaSil
  4. "Bir kere şunu kabul edelim; hayat zor. Yokuşlar dik. İnsanlar mutsuz ve hayat akıyor. "
    Ne güzel söylemiştir hayat gerçekten akıyor ve insanlar mutsuz ve hayat devam ediyor tutunmak gerekiyor herşeye rağmen en zor olanıda bu değilmi zaten..

    YanıtlaSil
  5. Çok haklısınız, kafaya takmamak ve bunu bir ilke haline dönüştürebilmek bence de rahatlatıcı. Su yolunu buluyor..
    Sevgiler benden :)

    YanıtlaSil
  6. Kesinlikle en zoru bu, hele ki günümüz döneminde -ne yazık ki-..

    YanıtlaSil
  7. Allah herkesin kaldırabileceği kadar acı yüklermiş sırtına.. yani senin acın sana ağır gelir, diğerininki ona... beylik laflar etmenin alemi yok, elbet laf eden gün gelir o acıyı da test etmeden gitmezmiş bu dünyadan.. böyle biline :)

    YanıtlaSil
  8. Ben de o yaşamadan gidilmeyeceği gerçeğine kalpten inanıyorum vallahi, pek rahatlatıcı.. :)

    YanıtlaSil
  9. Yahu nerdesin merak ettim seni :)

    YanıtlaSil
  10. Yine kendimi hayata fazla kaptırdım sanırım, tam diyorum ki evet bugün döneceğim buralara, cık, olmuyor.. :( :))

    YanıtlaSil
  11. Bence de iki tür insan vardır, iyi, kötü. Acıları yarıştırmak olacak şey değil, kimse kimsenin ne çektiğini bilemez, yazmışsın işte, boynumuzda tabelayla gezmiyoruz, çektiğimiz acılar şu tarihte bu, bu tarihte bu, şu dönemde bu diye...:( herkes kendi çektiğinin en önemli olduğunu sanıyor:(

    Emeğine sağlık..

    YanıtlaSil
  12. Kesinlikle öyle, tam bir 'hep bana' havası..

    YanıtlaSil

Buyursunlar,