14 Mart 2018 Çarşamba

Adsız

Bana kalırsa biz insanlar eleştirmeyi kesinlikle bilmiyoruz.

Blog dünyasının bazı 'gizli kişilikleri' var, biliyorsunuz değil mi? Hani şu ismi- cismi olmayan fakat her yazı altında paragraf paragraf yorumu bulunan cinsinden... Rastlıyordum falan ama açıkçası karşılıklı diyalog halinde hiç olmamıştım.
Bir mail gelmiş; adsız. Ben adsız mailleri ekstra merakla okurum. Çünkü bir insanın düşüncelerini ifade ederken perdenin ardına saklanması bana biraz mantıksız gelir. Nitekim yine aynısı oldu. Karşı taraf -ne yazık ki- ismini vermekte yazdığı cümleler kadar yürekli olamamış. Eh, peki o da kabulümüz nasılsa.
Arkadaş, eleştirilmeyi anlarım. Olumsuz yönlerin tarif edilmesini anlarım. Öneri vermeyi anlarım da mutlak bir kin hissi verecek kadar ne yapmış olabilirim, anlayamadım gitti. Aslında diğer yandan iyi de oldu. Hatta gariptir ama bu mail hoşuma bile gitmiş olabilir. Kendimi bir de bu şekilde görmüş oldum en azından. 😉
Yanlış anlaşılmak istemem; eleştirilmeye asla karşı değilim. Gücenmek ya da mod düşürmek zaten saçma gelir bana. Haliyle bu yazıyı sırf olumsuz içerikli bir mail aldım niyetine yazmıyorum ki bu da olumsuz adı altında aldığım ilk mail değil. Fakat başkalarının düşünce yapılarına müdahale edecek bir hamle varsa karşımda, bir durmak lazım hani.
Mail sahibi arkadaş -beni benden iyi tanıyor olacak ki(!)- blog dünyasında sergilediğim duruş ile gündelik hayattaki duruşumun oldukça farklı noktalarda bulunduğunu ve sırf birşeylere tutunabilmek adına bu blogda hayat bulduğumu iddia etmiş. Üzerine eklemiş; aslında ben hayatın hiçbir noktasında böylesine yorumlar alamaz ve bunca kelimeyi de öyle kolay kolay bir araya getiremezmişim. Vuhhuu! 😁 
Keskin iddialı kişiliklerden hayatım boyunca uzak durmaya çalışırım. Fakat bence yaşam bulmanın püf noktası 'sen yapamazsıncılardan' koşar adım uzaklaşmakta yatıyor. Hayatta herşey insanlar için evet, gel gelelim bu büyülü dünya kimselere de kalmayacak. O halde bana göre insanlığa düşen mutlak amaç varoluşunu kendi yordamıyla sergilemek. Ben bunu her sabah uyanıp koşu yaparak gerçekleştiririm, bir başkası nitelikli şarkılar dinleyerek, bir diğeri ise kötülük yaparak. Yani işin nasılı tamamen bireyin kendisine kalmış durumda. İşte bu nedenle aslında bir diğerinin yaşayış biçimine karışmıyoruz, çünkü bizler hiçbir zaman bir diğeri gibi olmuyoruz. Hiç öyle senin özgürlüğün başkasının özgürlüğü başladığı an biter gibi klişelere girmeyeceğim. Özgürlük dediğimiz mesele öyle her daim somut kalıplara girmez bence. 
Mail sahibi arkadaş uzun uzun kendi duvarlarım arasında yaşadığımı iddia etmiş. Ben aslında bunu açıklamanın bile çok saçma olduğuna inanıyorum fakat bana göre ruhuma/ bedenime ait her duygu değişimini buraya yansıtmak beni gerçeklikten kopuş hissine sürüklüyor. Benim de acılarım, sevinçlerim var. Ben de bu toprakların sınırı içerisindeyim. Ve tabi ki ben de herkes kadar, belki de çoğunluktan bir tık fazla takip ediyorum gündemi. Yani güzel arkadaşım senin anlayacağın, kendi blog dünyamda oluşturduğum efendilik adına şu satırların başına geçip de sömürülere kucak açacak bir tarzım yok. ✌
Bir insan için en büyük handikap kusurlarını kapatmak adına kusur aramaktır. Bir insanın en büyük çıkmazı içinde bulunduğu kıskançlık ateşini söndürememektir bence. Fakat bu hayatın bir de diğer yüzü var. Keşfedilmemiş, tozlanmaya yüz tutmuş onlarca duygu var ara sokaklarda. Hafızalarda ısrarla geri plana itilmiş değerler var mesela, tebessüm var, sakinlik var. 
Ha, diyelim ki ben bir rüyadayım ve bunların hiçbiri aslında yok. Sonuç yine de değişmez; bireyin öz kontrolü bireyde olduğu müddetçe kimse doğrudan müdahale edemez. 
Neyse, sanırım biraz fazla kelime harcadım. Dışarıda mis gibi yağmur kokusu var. Pencerem de hafif aralık hani. Hazır esintiyi yüzümde hissetmişken bir kahve yapayım da sevdiğim şarkılarla kendi blog dünyamın çiçekli tarlalarında koşturayım değil mi ama! 😎
Bence

25 yorum:

  1. bloggerde yeniyim,
    bloguma beklerim.
    https://sevgidoji.blogspot.com

    YanıtlaSil
  2. Merhaba hoşgeldiniz, hemen uğruyorum :)

    YanıtlaSil
  3. Bu gizemli ve ismini vermeyen mail sahibi arkadaş,seni neden bu kadar eleştirmek istemiş hiç anlam veremedim canım..Eleştirinin dozunu abartmış sanırım..Bence de sen hiç kafanı takma,kahveni iç şöyle rüzgara doğru ve blog dünyasının güvenli dünyasına doğru kucak aç 😊Sevgiler💕

    YanıtlaSil
  4. Nasıl da mis kokulu bir yorum bu böyle :))
    Evet, biraz abartmış bence de ama bilemiyorum neden, belki de canı sıkılmıştır ;) Hiç takmadım hem de, ben de öpücüklü sevgilerimi yolluyorumm.. :)

    YanıtlaSil
  5. Muhtemelen kendisi "bunca kelimeyi öyle kolay kolay bir araya getiremiyor" da o yüzden sizde bunu görünce gücüne gidiyor (:

    Kedi ve ulaşılamayan ciğer meselesi bence.. (:

    YanıtlaSil
  6. Merhabalar
    Eleştiri bizi ayakta tutar aslında.Ama dediğiniz gibi eleştiri olumlu olmalı aşağılama ve rencide etme gibi durumlar söz konusu olduğunda can sıkıcı olabiliyor. Olumludan kastım çok güzelsin, blogun çok güzel değil elbette yanlış bir şeyler varsa da uygun bir dille söyleyebilmek.

    YanıtlaSil
  7. İnsanları anlamak gerçekten güçleşti.Sosyal medyada bir paylaşım okuyorum mesela, alelade kendi halinde bir paylaşım. Altında küfür derecesinde saldırmış birileri. Ve yorumla paylaşımın alakası bile yok.O derece yani :)) Çoğu insan patlayacak yer arar halde galiba. Çiçekli tarlalarımızda arada bir taş takılmaya çalışıyor işte ayaklarımıza :) Ama siz üslubunuzla zaten bilinç farkınızı koymuşsunuz ortaya. Sevgilerimle :)

    YanıtlaSil
  8. Canım yaaaa, evvela çok şaşkınım çünkü senin paylaşımların benim okuma liste akışıma düşmüyormuş ve bunu birkaç dakika önce keşfettim. :( Okuma listede "herteldenşef'e tıklayınca 2 ay önceki yazına rastladım enson o gözüküyor. Sonra içim rahat etmedi bloğuna geldim çünkü daha önce de böyle olmuşta (başka arkadaşlarla)ve evet aynı şey...

    Neyse konuya geleyim:
    Buna daha da şaşırdım, bu isimsiz kişi deli mi ne? Yani hem ismini bile gizliyor, hem seni ne hakla, ne amaçla eleştiriyor? Yani tanıdığın iletişiminin olduğu bir blogcudur da, aranızda X nedenle bir anlaşmazlık, kavga olur (benim çok oldu vaktiyle) anladığım kadarıyla öyle bir şey de yok, o zaman ne bu? Allah Allah bizlerin kendi işi, gücü, üzüntüsü bize yetiyor bir de böyleyeriyle uğraşmayalım, isimsiz mail olunca keşke hiç açmasaydın. Ben öyle yapıyorum çünkü virüs bulaştırır, anında çöpe at yok et gitsin.

    Geçmiş olsun, bakayım kaçırdığım daha kimbilir kaç yazın var...onlara gidiyorum. Sevgiler..:)

    YanıtlaSil
  9. Çok haklısınız sevgili İyiOlsun, bu bir girdap bence ama kesinlikle takılıp kalmaya gerek yok.. :)

    YanıtlaSil
  10. Merhabalar,
    Evet eleştiri bizleri tamamlayan bir unsur bence de fakat sanırım bazıları için eleştiri yapmak içinde kalanları umarsızca dışa vurmak oluyor..

    YanıtlaSil
  11. Ben de bu güzel yorumunuz için çok teşekkür ediyorum sevgili Ayna Hikayesi :)
    Sosyal medyadaki o can sıkıcı yorumlar beni de fazlasıyla yıpratıyor gerçekten, insanlarımız iyi şeylerin de karşısında kötü şeylerin de ne yazık ki.
    Ben de sevgilerimi yolluyorum.. :)

    YanıtlaSil
  12. Müjde Ablacım, öncelikle hiç sorun değil ki ben de zaman zaman blogla alakalı farkında olmadan çok sorun yaşıyorum. Vakit ayırıp tek tek yorumladığınız tüm yazılar için şimdiden çok teşekkür ediyorum (ve birazdan hepsini cevaplamaya gideceğim) :)
    Aslında isimsiz maillere yabancı değilim; ilk başladığım zamanlarda bu tarz mailleri fazlaca almıştım. Hatta kimisi sonradan uzlaşmaya varıp kimliğini de açıklamıştı ;) Fakat tabiki de her bireyin anlayış/ kabulleniş seviyesi aynı olamıyor.. Çok haklısınız, kendi dertlerimiz kendimize gerçekten yetiyor.
    Öpüyorum sizi :))

    YanıtlaSil
  13. Aa, olur mu hiç? Ben çok üzüldüm, Allah'tan bu sorunu sanırım tüm blogcular ve senin de başına gelmiştir, şimdi tekrar tıkladım hala fatofan'la ilgili resim ve o yazı çıkıyor, yanında 2 ay önce yazıyor. Daha önce bir arkadaşımla da bu sorunu yaşayınca, takipten çıkart, tekrar takibe al yapmıştım ve sorun düzelmişti, son yazıların akışa gelmişti. Ben yorumumu yazdıktan sonra onu uygulayacağım sana, umarım yine düzelir. Ben de öpüyorum.:))

    YanıtlaSil
  14. Uyguladım ama bu sefer işe yaramadı:( hala en son yazıların yok neyse ama ben durumu biliyorum, akışta gözükmüyorsa adres çubuğundan yazıp gelirim bloğuna sık sık kontrol ederim.

    YanıtlaSil
  15. Ben de bir kontrol edeyim en iyisi, belki benden kaynaklanıyordur. Tekrar teşekkür ediyorumm :)

    YanıtlaSil
  16. meyve veren ağaç taşlanır boş ver yola devam...

    YanıtlaSil
  17. Adsız adıyla gelmesi zaten önemli bir gösterge.Bana da öyle gelen mailler olmuştu.Çok önemsemek lazım.Bazen ''Meyve veren ağacı taşlamak''gibi bir ruh hali gelişiyor.Kişisel algılama.Bence kim ne yaparsa kendiyle alakalı.Güzel yazıyorsun ve biz de seni severek takip ediyoruz.Öyleyse yola devam :)

    YanıtlaSil
  18. Ben de aynı fikirdeyim, takılmamak ve hızı kesmemek lazım bu tip olaylarda, çok teşekkür ediyorum.. :)

    YanıtlaSil
  19. Kısa ve net;kimsenin hayatı kimseyi ilgilendirmez. Bence siz zaten kendinizi biliyorsunuz. Gerisi teferruat derim.
    Güzel günler dileklerimle...

    YanıtlaSil
  20. Çok teşekkür ediyorum, böyle güzel yorumlara kapı aralamak benim için çok daha değerli..
    Sevgilerimi yolluyorum :)

    YanıtlaSil
  21. Kelimeler ne denli böyle kuvvetli bir araya gelebilirdi, cevabı kesinlikle bu yazınız... Harika bir içerik. ellerinize sağlık :)

    YanıtlaSil
  22. Çok teşekkür ediyorum, ne güzel bir yorum bu böyle! :)

    YanıtlaSil
  23. "Eleştiri" yazısını gördüğümde ilk önce kendim sandım daha sonra okuyunca içim rahatladı :)

    YanıtlaSil

Buyursunlar,