26 Nisan 2018 Perşembe

Oh Be!

Öyle mutlu öyle aceleciyim ki şuan! Şu son birkaç gündür zaman hem ışık hızıyla geçti hem de resmen geçmek bilmedi. Vallahi öyle ya da böyle, şu hayatta hiçbir şeye güven olmayacağını yeniden gördü bu gözler. Hele mesele teknolojik aracılarsa!
Bir sabah ansızın bilgisayarıma erişemediğimi anlayınca türlü çeşit ah- vah eşliğinde -ve tabi diğer yandan gelen öfke kırıntılarıyla- hayatımın büyük bölümü resmen ufak çaplı bir boşluğa düşmüş oldu. Çok klişe biliyorum ama sanırım teknolojik aletler elimiz ayağımız olmuş fikrine bir nebze katılacağım, zira günümüz hayat düzeni içerisinde bunlardan uzak kalmak hatırı sayılır bir başarı olarak nitelendiriliyor(!)
İtiraf etmek gerekirse bende biraz düzen takıntısı var. Mesela belirli aralıklarla okuduğum, dinlediğim, izlediğim şeyler gözümün önünde/ elimin altında dursun isterim. Hatta yeri gelir kimse onlara dokunmasın isterim. Bir ivme yakalamışsam kolay kolay bozulmasın isterim. İsterim de isterim kısacası. Eh haliyle kendime kurduğum bu dünyada bir pürüz oluşunca da canım sıkılır. Hadi biraz abartayım, terk edilmiş gibi hissederim, hihihi! 
İşte onca gündür tam da bu ruh halindeydim. Yazamıyor ve yazamadıkça daha da huzursuz oluyordum. Sağolsun öyle bir telefonum var ki, üstün aklından dolayı kendi kararlarını kendisi alabiliyor(!) Dolayısıyla telefondan yazı yazma olayına da gözlü yaşlı veda etmiş bulundum. Ay resmen kaos...
Tabi şimdi böyle yazınca da kendimi aşırı bağımlılar kategorisine koymuş gibi hissettim. Fakat tabiki de yukarıda da belirttiğim gibi bunlar yalnızca bir aracı. Ben yine okumaya, yazmaya, dinlemeye devam ettim. Hatta belki de çok daha fazla verim aldım ancak aklımın bir köşesi hep blogumda kaldı. Okuyamadığım yazılar, içimde kalan yorumlar, falanlar filanlar...
Gelelim bu güzel güne. Nihayet ve yeniden kurguladığım dünyama koşar adımlarla geri dönmüş bulunuyorum. İnsan klavyeden çıkan o sesi özler mi, vallahi özlermiş yahu! Kaybedince değerini anlama durumu hiç şaşmıyor değil mi...
Velhasıl kelam bu hafif esintili bahar akşamında penceremi hafif aralamış, müziğimi ayarlamış ve kahvemi yapmışım. Sahip olduklarıma yeniden şükrederek bu satırları yazmışım. Bir de üzerine kaçırdığım yayınları okuyup yorumlar yapacakmışım. E daha ne olsun...  



✔Bu yazıyı herteldenşef yazdı.
Bence

8 yorum:

  1. Bak yaaa yine mi gol!Karsu bu sıralar benim en fazla dinlediklerimden,sevdiklerimden❤️Müzik zevklerimizin uyumuna hastaaaayım herteldenşefcimm😁Hoşgeldiyyynnn!👯‍♀️👯‍♀️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşbuldumm! E seninle ortak zevklerimiz varmış da ben daha ne isterim caanım süpper momm ;))

      Sil
  2. Gerçekten kaybedince değerini anlama olayı fena. Ayrıca müzik de güzelmiş. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle ne yazık ki. Teşekkür ediyorum, sevgiler benden.. :)

      Sil
  3. Hoşgeldin canım benim 😊❤bende nerelerdesin diye bakınıyordum vallahi 😊geçmiş olsun diyelim gelmiş geçmiş 😊ay o telefondan yazma olayını ben bile halen beceremiyorum😀 gerçekten değin gibi insan o klavye seslerini duymadan yazamıyor 😀😊tekrar hoşgeldin canım benim sevgiler 😘😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşbuldum güzel kalpli arkadaşım, hatırlanmak bile çok güzel <3
      Kesinlikle telefondan yazı zor iş. Bazen telefondan yorum yaparken bile karışabiliyor vallahi :D
      Sevgiler ve bol öpücükler de benden.. ;)

      Sil
  4. Ee o zaman özlemden şefine kocaman bir göz aydınlığı takalimmmmm 😂 valla bende düzenimin degistirilmesini hic sevmem. Neyi neree koyduysam orada bulucam. Aksi sinirleri teoeye getriyo 😂

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oo insanın eli açık blog dostu olmalı yahu! :P Teşekkür ediyorumm <3
      Kesinliklee katılıyorum, bu konuda aynı fikirde olduğumuza sevindim.. ;))

      Sil

Buyursunlar,