6 Mayıs 2018 Pazar

John Berger' den Dökülenler

Son zamanlarda sık sık eski defterlerimi inceliyorum. Üniversite zamanının o tatlı yoğunuklarını yeniden canlandırıyor hafızam. Nedendir bilmiyorum ama iyi geliyor doğrusu, beynimin tozlu köşelerindeki bilgiler de böylece kıpırdamış oluyor.
Yine bir gün sayfalar arası gezinirken Berger' e rastladım. Bazı teorik bilgiler aktarmışım kağıda. Eh, hadi denk gelmişken devamı da gelsin dedim ve kendimi teknolojinin sunduğu imkanlar dahilinde araştırmalara bıraktım. Karşıma kendi kaleminden dökülen bu güzel yazı çıkınca blogumda da dursun istedim açıkçası...






"Yaklaşık 80 yıldır yazıyorum. Başta mektuplar, sonra şiirler ve konuşmalar, daha sonra hikayeler ve makaleler, kitaplar ve şimdi de notlar. Yazma eylemi benim için hayali bir öneme sahip; benim anlamlandırmama ve devam etmeme yardım ediyor. Yazmak, ne var ki, daha derin ve daha genel birşeyin tomurcuğudur- dille olan ilişkimiz gibi. Ve bu birkaç notun öznesi de dil."




"Tercüme, iki dil arasında ikili bir ilişki değildir, üçlü bir ilişkidir. Bu üçgenin üçüncü hususu, özgün metin yazıya geçmeden önce metnin kelimelerinin arkasında ne yattığıdır. Gerçek tercüme, konuşma öncesine bir geri dönüş gerektirir. Kişi, özgün metnin sözcüklerini, onlara sebep olan görüşe veya tecrübeye erişmek ve dokunmak için, bu sözcükleri delip geçerek okur ve tekrar okur. Kişi daha sonra orada bulduğunu toplar ve bulduğu bu titreşen, neredeyse sözsüz 'şeyi' tercüme yapılacağı dilin arkasına yerleştirir. Şimdi asıl görev, ev sahibi dilin ifade edilmeyi bekleyen bu 'şeyi' karşılamaya ve kabul etmeye ikna edilmesidir."




"Yıllardır beni yazmaya teşvik eden, bir şeyin anlatılmaya ihtiyacı olduğu ve eğer ben o şeyi anlatmazsam, anlatılmama tehlikesiyle karşı karşıya olduğu hissidir. Ben kendimi önemli, profesyonel bir yazardan çok, boşlukları dolduran bir adam olarak resmediyorum."




"Ben birkaç satır yazdıktan sonra, sözcüklerin kendi dillerinin varlığına geri kaçmalarına izin veririm. Ve işte, onlar anında birlikte bir anlam yakınlığı veya bir anlam zıtlığı ya da bir mecaz veya ses tekrarı ya da ritim yakınlığı kurabilecekleri sözcüklerden bir ev sahibi tarafından tanındılar ve karşılandılar bile. Onların sohbetlerini dinlerim. Onlar seçtiğim sözcüklerin kullanımı hakkında tartışıyorlar. Onlar, onlara tahsis ettiğim rolleri sorguluyorlar."



"Dil, bir sözcükler yığınına indirgenemez. En politik söylem bile etkisiz ve zalimce ilgisizdir." 



✔Bu yazıyı herteldenşef yazdı.
Bence

14 yorum:

  1. Yazardan çok boşlukları dolduran adam... Ne yüce bir tanım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Farkındalığın en güzel örneği olmaya aday..

      Sil
  2. Ne güzel alıntılar seçmişsin, Görme Biçimleri harika bir kitap sonradan da devam ettim ama hala okunmayı bekleyen kitapları var :). Okumalı daha çok okumalı :).

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Öneri Makinesii, senin okumaların da motive ediyor, kesinlikle çok çok okumalı.. :)

      Sil
  3. Bir şeyin anlatılmaya ihtiyacı olduğu ve anlatmazsa anlatılmayacağını söylemesi çok ilginç geldi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O bana da çok ilginç geldi. Bunu anlayıp, sindirip kelimelere dökmesi de çok güzel ayrıca..

      Sil
  4. Çeviri konusundaki metni, tum yayinevleri okusa keske. Bir heves aldigim pek cok kitap, cevirinin anlamsizligi nedeni ile yarim kaldi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız, zaman zaman aynı durumu ben de yaşıyorum. Talihsiz bir durum..

      Sil
  5. Kalemine sağlık. Ne güzel notlar almışsın 😊

    YanıtlaSil

  6. "Yıllardır beni yazmaya teşvik eden, bir şeyin anlatılmaya ihtiyacı olduğu ve eğer ben o şeyi anlatmazsam, anlatılmama tehlikesiyle karşı karşıya olduğu hissidir. Ben kendimi önemli, profesyonel bir yazardan çok, boşlukları dolduran bir adam olarak resmediyorum."

    Tek başına bu paragrafı için bile övgüye ve tüm kitapları okunmaya aday biri ! John Berger okumadığımı farkettim :( Teşekkürler sevgili Şefim.. derhal edineceğim. <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canımm Momentos, siz beğendiyseniz ne mutlu bana!
      O satırları ben de defalarca okuyorum, düşünüyorum. Kesinlikle çok derin olduğuna inanıyorum..
      Güzel yorumunuz için ben teşekkür ederim, öpüyorum :)

      Sil
  7. berger okudum bikaç kitabını, en son da ve fotoğraflar diye başlayan kitabını okudum ve çok iyiydi. tercüme ise doğru demiş. iki dil ve kitabın geçmişi. ben de çeviri yapıyorum. ancak, bergerin dediği anlamda çevirmen çok çıkmaz. buna translation değil trans creatin deniyoo :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Berger' in işaret ettiği çevirmen türü değil çok, belki de hiç çıkmaz Deep :)
      Kesinlikle okunulası bir isim..

      Sil

Buyursunlar,