14 Mayıs 2018 Pazartesi

#sosyolugat23- Meşruiyet& Meşrulaştırma

Sosyoloji ile ilgili gündelik hayatta bazen umulmadık durumlarla karşılaşıyorum. İnsanlar -ya da bazı insanlar- sebebini çözemediğim bir yargı politikası içine giriyorlar. Bana kalırsa hali hazırda sağlam temellere oturtulmayan eğitim sistemimiz içerisinde tek amaç okumaya, araştırmaya, merak duygusuna teşvik olmalı. Zira 'sosyoloji zaten boş iş' gibi bir söylem kimseyi bulunduğu noktadan daha ileriye götürmeyecek.

Haftalık sosyal mesajımı da verdikten sonra yeni kavramlara geçebilirim, evet! 😁


Geçen hafta iktidar üzerine -burada- birşeyler yazarken aklımda hep bu iki kavram vardı doğrusu. Bazen bazı kavramlarda yazılması, açıklanması gereken çok fazla şey oluyor ancak anlaşılabilirlik adına bölmekte de fayda var. 
Meşruiyet ile başlayalım ki ilk adımda bu kavrama aynı zamanda otorite de diyebiliriz. Meşruiyet bir özellik aslında; geçerliliği ve istikrarı kabul gören bir iktidarın aktarabildiği özellik. Meşrulaştırma ise -ki çok yabancı olduğumuzu düşünmüyorum- bir sürecin yalnızca kurumsallaşmasını değil, aynı zamanda ona yüklenmiş ahlaki boyutu da ifade eder. 
Meşruiyet yani otoritenin; rasyonel, geleneksel ve karizmatik gibi üç temel üzerine kurulu olduğunu iddia etmek yanlış olmayacaktır. M. Weber iktidar ile meşruiyet arasındaki mevcut anlam karmaşasını gidermek adına önemli bir konumdadır. Weber için bir düzenin meşruiyet sağlaması, geçerlilik sağlamasından farklıdır. Daha açık bir ifade ile, eğer bir eylem meşru bir düzenin varlığına dair bir inançla yönlendirilirse, düzen olgusu da daha geçerli hale gelecektir. 
Weber için güç(iktidar) kavramını, olgusal güç ve meşru güç gibi iki şekilde incelemek mümkündür. Olgusal güç daha çok piyasa ve sınıfla, meşru güç ise daha çok statü düzeni ve statü gruplarıyla bağdaştırılmaktadır. Bunların dışında kalan tüm güç çeşitleri de bu iki gücün karışımı ile sağlanmaktadır. Fakat burada unutulmaması gereken bir nokta vardır; toplumsal sınıflar, statü düzeni ile desteklenen sınıf gücünün meşrulaştırılmasına yönelik bir duruma bağlıdır. Gelenek, adet, yasa ya da dinsel kodlar tarafından yön verilen eylemin ortaya çıkması, yöneten tarafın iktidarının meşrulaştırılması sürecine dayanır ve aynı zamanda iktidarın düzenli bir şekilde dağılımına sebep olur. 
Elbette ki meşruiyet ya da meşrulaştırma kavramlarının sosyoloji dünyası içerisinde çoğu kavramla ilişkilendirildiğini ve haliyle fazlaca karmaşıklığa yol açtığını belirtmekte fayda var...





✔Bu yazıyı herteldenşef yazdı.
Bence

0 yorum:

Yorum Gönder

Buyursunlar,