27 Haziran 2018 Çarşamba

Biraz Sohbet

Varlık olarak işleyişimiz ne ilginç değil mi? Olaylar/ durumlar ya da 'şeyler' olması gerektiği gibiyse mutluyuz. Neşe dolu ve odaklanmış haldeyiz. Fakat durum tam tersiyse içimizi saran o ani endişe dalgalarına hemen kapılıveriyoruz. İnsan yaş aldıkça hayata küsmenin, oyundan çıkmanın ya da sessizliğe gömülmenin aslında ne kadar uğraşsız ve net bir durum olduğunu deneyimliyor. Sonuçta günümüz dünyasında varsan varsın, yoksan da unutulmaya mahkum...
Üzerimdeki şu manidar ölü toprağını(!) bir atayım, kitaplarıma, filmlerime, uçan kuşa, doğan güneşe falan bir döneyim istedim. Dedim ya, küsmek çok kolay. Birilerinden uzaklaşmak istiyorsanız yapmanız gereken tek şey, uzaklaşmak. Yani en azından benim için artık durum bu. O çabalar, dönüp dolaşıp aynı noktaya varmalar, sil baştan nefes almalar tarihin çook eski çağlarına hızla gömüldü açıkçası.
Bir süredir kişisel instagram hesabımı devre dışı bırakmıştım. Bu konuda pek tereddüt etmem. Ne de olsa hiçbir şey vazgeçilmez değildir, hele ki günümüzde bu işler artık tek bir tuşa bakıyor. Hali hazırda ben de epey bunalmışken bir gece yaklaşık otuz saniye içerisinde çözüme ulaşmıştım. Kimseciklerin farkında olmayacağı duygusundan da emindim. Zira böyle bir niyetim de yoktu doğrusu, belki bir nebze hoşuma bile gidiyordu.
Karakter olarak soğuduğum durumlardan/ kişilerden ya da ortamlardan her daim ayrılmaya çalışırım. Ayrılamazsam zor günler başlar, içinde bulunduğum ruh halini hem karşı taraf hem de ben çok rahat hissederiz. Bu biraz elimde olmayan bir durum, eskiden belki bir tık fazla özen gösterebilirdim ama artık, hmm bilemiyorum, gerek de duymuyorum galiba.😉
Gel gelelim bir gaflete düştüm(!) ve instagram hesabımı yeniden aktif hale getirdim. Özlediğimi ya da bunun bir ihtiyaç olduğunu düşünüyordum ancak aksine hiç de mutlu olmadım. Bıraktığım haliyle bulduğum hali arasında onlarca fark vardı, bir dolu güncelleme gelmiş. Kendimi pek rahat hissedemedim. Üzerine bir de aynı hafta içerisinde yeniden devre dışı bırakamayacağımı öğrenince öylece kalakaldım. 'Eyy sosyal medya, sen mi büyüksün ben mi' naralarımı bastıran sosyal medya oldu. 'Sen beni kapatır mısın al sana bir hafta kuzu kuzu beklemek zorundasın, ni ha ha!' naraları eşliğinde...
Şimdi bu satırları yazınca kendimi çok garipsedim yahu! Aman sanki çok da önemliydi benim instagram ile olan iç savaşım. Ülkenin, insanların, toplumların içinde bulunduğu onlarca mühim mesele varken benimki de laf yani, pehh!
Fakat ne yapalım, bu da böyle bir yaşam düzeni işte. Bize hangi kabı gösteriyorlarsa onun şeklini alıyoruz, pek sıvıyız, pek akışkanız hani(!)
Sohbet etmek güzel şey. Sanırım hatırı sayılır bir süredir şöyle nezih bir ortamda kahvemi yudumlarken sohbet ettiğim kimse olmadı. Şöyle sahici bir sohbet; özlediğimiz ve beklediğimiz gibi... Ama olsun. Şimdi olmadıysa gelecekte bir zaman mutlaka olur. Olmazsa da canı sağolsun, ne diyelim. Sonuçta küsmek kolay meseleydi değil mi? 😎
Uzun lafın kısası, yazmak lazım. Yaz- kış demeden, durgunluğu önemsemeden. Hayatı, hisleri, acıları, zorlukları ya da türlü çeşit duyguyu abartmadan. Emek hırsızlarına ortamı terk etmeden. Eleştiriyi sorgusuzca içselleştirmeden...
Okumak, izlemek, dinlemek lazım. Tadını almak birşeylerin ya da keşfetmek. Vefalı olmak...
 🌼






✔Bu yazıyı herteldenşef yazdı.
Bence

14 yorum:

  1. Sosyal medyadan ne kadar uzak, o kadar iyi. Ve uzak olmak yazmaya da yardımcı oluyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam bir girdap gibi değil mi, kesinlikle katılıyorum.

      Sil
  2. Sosyal medyaya bir defa daldıysan, kaç kere silsen de kurtulamazsın.:) içine alıyor, sen bıraktım desende o seni bırakmıyor.:) ama biraz kafa dağıtmak için fena sayılmaz.:) yeter ki içimizde ki yazma isteğini yok etmesin.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Acaba diyorum bu düşünce gerçekten doğru mu yoksa bizler sırf 'herkes öyle söylüyor, öyle hissediyor ya da öyle yapıyor' diye mi doğruluğuna inanıyoruz? ;)
      Ah, etmesin tabi.. :)

      Sil
  3. Belki de sosyal medyadan kaçmak yerine onu biz yönetmeye çalışsak daha kolay olur. Ne de olsa kaçtığımız şey bizi yakalar diye boşa denmemiş :) Gel gelelim ki bende sosyal medyanın içinde kaybolmak üzereyim, yönetmeyi öğrenmek gerek sanırım..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence de, iradenin sınırları içerisine girmek mühim mesele.. :)

      Sil
  4. Valla ya biz niye böyle akışkan olduk, hemen şekil-taraf değiştiriyoruz. Belki de hep öyleydik ama hiç hoş değil... İyi ki kitaplar var :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu da biz insanlığın çıkmaz sokağı sanırım, bilemiyorum..
      Evet evet, iyi ki.. ;)

      Sil
  5. Dönüp dolaşıp aynı noktaya varmalar, sil baştan nefes almalar bende de yok olsa sevinirim. İnstagram mutsuz ediyor çünkü orada herkesin pırıltılı bir dünyası var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım burada bize düşen görünen- gerçek arası ayrımı yapmak, zira bana kalırsa çoğu bireyin pırıltısı yapaylıktan öte değil..

      Sil
  6. Gel canım benim iki sohbetin belini kıralim beraber 😊❤ rabbim güzel günler gormeyi nasip etsin inşallah ah o sosyal medya olsada bir olmasa da 😀 seviyorum seni güzel arkadaşım benim sevgiler 😊😘❤

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı ortamlarda bulunsaydık biz ne sohbetler ederdik kalbi güzel arkadaşımla değil mii <3 ;))
      Haklısın, ne uzuyoruz ne de kısalıyor.. Ben de seni seviyorum, çiçekli sevgiler de benden sana <3 <3

      Sil
  7. Kitaplara Kaçmak en iyisi.. İyi ki sosyal medyamız yokmuş...

    YanıtlaSil

Buyursunlar,